4 Şubat 2015 Çarşamba

MODERN TOPLUMUN TECRİT KAMPLARI OLAN HUZUREVLERİ

Selam Arkadaşlar ;


Modernizm insanın tüm sahici sığınaklarını yok ederek onu savunmasız bir durumda bıraktı. Aile, modern dönemde eski kutsiyetini kaybederek birkaç ortaklı bir şirkete dönüştü. Dede ve ninenin ve hatta bazen çocukların da dışarda bırakıldığı bir limited şirkete…

Sevgi, saygı ve aşk yerini kişisel çıkar ve menfaat ilişkisine bıraktı. Ailenin yaşlıları (dede ve nine) bu ilişkiye menfaat temini bir yana bilakis külfet oluşturdukları için bu limited şirkette kendilerine yer bulamaz oldular.

Modern aile hiç kimse tarafından müdahale edilmeyen özgür bir yaşam sürmek istiyordu. Özgürce gezmek, özgürce eğlenmek, kısacası özgürce yaşamak istiyordu. Ama yaşlılar kendisine ayak bağı oluyordu. Zaten insanlar belli bir yaştan sonra çekilmez oluyorlardı. Halbuki onların kimsenin kahrını çekmeye mecburiyetleri yoktu. Yaşlı insanların dünyaları apayrı, dünya görüşleri geriydi. Onlarla anlaşmaları, bir arada olmaları, birlikte yaşam sürmeleri imkansızdı. Bu yüzden herkes kendi başının çaresine bakmalı, herkes kendi hayatını yaşamalıydı.

Bir ömür boyu bu ailenin değirmenine sevgi, şefkat ve maddi imkân taşımış olan yaşlılar, artık yaşlanıp bir işe yaramaz hale gelince aile için istenmeyen kişiler haline geldiler. Varlıkları bir yük ve bir külfet halini aldı. Onlar, bir ömür yürekleri ile ısıttıkları aile ortamlarından koparılarak ya tek başlarına, tabi ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandıkları bir hayatı yaşamaya ya da “Huzur Evleri”(!)’nin soğuk ve rutubetli ortamlarında sevgiden ve saygıdan mahrum bir hayat sürmeye mahkûm edildiler.

Huzur Evleri”, modern toplumun, ailesinin yanında bulacakları huzuru kendilerine çok gördüğü yaşlılar için ürettiği sanal bir huzur ortamıdır. 


Daha doğrusu, yaşlılarını imha edecek yürekliliği gösteremeyen toplumlar tarafından oluşturulmuş “tecrit kampları”dır. Yalnız kalan yaşlılar şayet biraz şansları yaver giderse geri kalan ömürlerini bu “tecrit kampları”nda tamamlıyorlar.

Sıcak bir sobanın başında oturamadıkları; istedikleri zaman çaylarını kahvelerini içemedikleri; torunlarını kucaklarına alıp sevemedikleri; bayramlarda çocuklarına, torunlarına ve komşu çocuklarına ellerini öptüremedikleri bir yaşam… Arayıp soranlarının olmadığı bir yaşam…

Halbuki İslami aile yaşlıların kendilerine aile içerisinde saygın bir yer bulabildiği bir ailedir. Geleneksel İslam toplumunda, yaşlılar “huzur”u “Huzur Evleri”nde (!) değil, ailede bulurlar. Aile yaşlılar için sıcak bir yuva, sahici bir sığınaktır.

Ne yazık ki Müslüman aile modeli de modern bir kırılmaya uğradı. Modernizmin aileden dışladığı yaşlılar Müslüman aile modellerinde de kendilerine yer bulamaz oldular. Her ne kadar Müslüman ailelerin yaşlıları dışlama gerekçesi “İslami” (!) olsa da sonuç değişmiyor. Genç kuşak Müslümanlar, ya “İslam’ı aile büyüklerinin müdahalesi olmadan yaşamak” gibi, ya da “İslam’a göre gelinin kaynanasına / kayınbabasına bakma görevi olmadığı” gibi güya haklı bir gerekçenin arkasına sığınarak yaşlılarını dışlıyorlar. Hatta öyle ki bir takım Müslümanlar ailenin yaşlılarının itikadi durumlarını sorgulayarak, kendilerini onlara karşı sorumluluktan azade kılıyorlar.

Gerekçesi ne olursa olsun, “yanlarında ihtiyarlayan anne ve babalarına öf bile dememelerini emreden bir dinin müntesipleri, kurmayı tasarladıkları toplumsal yapıda “Huzur Evleri”nin üretilmesine meydan veremezler. 

Rabbin, başkasına değil, yalnızca O'na kulluk etmenizi, anne babaya iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa kendilerine öf bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle!
Onlara alçak gönüllüce ve esirgeyerek kol kanat geresin ve “Ey Rabbim!” diyesin, “Onlar beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, sen de onlara merhamet eyle! 
İsra 23-24

Modern toplumun “Tecrit kampları” olan “Huzur Evleri” Müslüman bir toplumda yer bulamamalıdır. Müslümanlar yaşlılarına sevgi, saygı ve merhametle emrolunmuşlardır. Onlar küçüklüklerinde kendilerine nasıl merhamet etmişlerse, yaşlandıkları zaman da onlara merhametle muamele olunmalıdır.


Bu gün için onları dışlayanlar, yarın yaşlandıklarında aynı davranışa maruz kalacaklarını unutmamalıdırlar. Bugün yaşıları tecrit edenler gerçekte kendilerini tecrit etmektedirler ve kendi tecrit kamplarını inşa etmektedirler.

http://www.anteppress.com/modern-toplumun-tecrit-kamplari-huzurevleri/


ÖLÜMLE ARAMIZ İYİ DEĞİLSE DE KARDEŞİYLE ARAMIZ ÇOK İYİ

ÖLÜMÜN KARDEŞİ Yüce Allah mübarek kitabı Kur’an’da şöyle buyurur: “Allah, vakti gelen canları ölümleri anında alır, henüz ölüm vakti gel...