25 Mart 2015 Çarşamba

KURAN VE SÜNNET BAĞLAMINDA GEÇİCİ EVLİLİK

Selam Arkadaşlar ;

İslam evliliğin meşrutiyet gerekçesi sadece cinsi ihtiyacın karşılanması amacına indirgenemez..Her ne kadar bu ihtiyacın giderilmesinde evlilik önemli bir misyon olsa da.

Muta nikahınında , İslamin Kuran ve Sünnet ile belirlediği kaideleri gerçekleştirmeye elverişli olduğu söylenemez .Müminun süresi 5-7 ayetleri ve Nisa süresinde ayetler delil gösterilse de konuya dahi anlamak içim mutanın tanımı ve nereden kaynaklandığı konusuna bir açıklık getirmemiz gerekiyor.

Muta geçici olarak yapılan bir evlilik türüdür.Daha ziyade Şia'nın caferiye kolu tarafından meşru kabul ediliyor.Ve bu evliliğin tarihte ve günümüzde değişik kültürlerde ve coğrafyalarda farklı biçimde varlığına rastlanan bir olgudur.İslamın zuhuru sırasında da tıpkı kölelik gibi Arap toplumunda mevcuttu. Özellikle de uzak ve yabancı beldelere giden erkeklerin oralarda ki kadınlarla yaptığı bir nevi evlilik türüdür.

Bu konudaki tartışmalar ağırlıklı olarak Nisa süresinin 24.ayetinin yorumundan kaynaklanmaktadır. Ayetde "o kadınlardan faydalandığınızda ecirlerini verin" buyrulmaktadır .İkincisi de  Peygamberimizin böyle bir evliliğe musade ettiğine dair hadisler olduğu ve üçünsüde Hz Ömer'in yasaklama ifadesi etrafında cerayan ediyor.

Şia'ya göre Nisa süresinin 24 ayeti Mutaya izin vermektedir ve bize göre en önemli husus bu deyip mutaya bu şekilde meşrutiyet vermektedirler.Ehli Sünnet alimlerinin çoğunluğu ise bu ayetin muta nikahı ile ilgili olmadığını  ve  bu ayetden önceki ayetlerde evlenilmesi yasak olanların sayıldıktan sonra bu ayetde evlenilmesi yasak olan dışındakilerle nikah yapılabileceğini belirtirler ve evlilik dışı ilişki kurulamaz derler.Yani evlenilmesi haram olan dışındakilerle nikahlanabilir ve onlara mehrini veriniz demektir yoksa burada anlatılan muta nikahı değildir derler.

Hz Peygamber dönemimde mutaya izin verilmesi hükmü ile ilgili hadislere gelince Müminun süresi 5-7 ve ayeti ile bunun kaldırıldğını söylerler fakat Kuranın nüzul kronolojisine baktığımızda pek isabetli olmadığını görürürüz.Pekiyi Peygamberimizin belli şartlarda muta evliliğine izin vermesini bu durumda nasıl anlayabiliriz.Bu durumda belli şartlarda izin verilen muta evliliği sünnet diliyle nesh edilmiş denilmiş ve bu daha tutarlı bir yaklaşımdır.Zira kölelikte olduğu gibi muta evliliğini de tek başına yasaklanması uygun olmayabiliirdi.Nitekim bildiğiniz üzere Peygamberimiz nubuvetin sonlarına doğru gerek veda haccında gerekse de bir çok hadisinde mutayı yasakladığını görürüz.Buda bize bu konuda bir tedricin yaşandığını gösteriyor.Dolayısı ile Müminun 5-7 ayetlerde mutaya yask getirilmemiş fakat muhatapları hazırlayıcı bir fonksiyon görmüştür.

Hz Ömerin mutayı yasaklamasına gelince Şiaya göre Peygamber (a.s) döneminde helal olan ve meşrutiyeti hakkında icma bulunan bu uygulamayı Hz Ömer yetkisini aşarak keyfi olarak kaldırmıştır derler.Oysa Hz Ömerin böyle keyfi bir hüküm vermesi mümkün değildir.Hz Ömer bu hükmün kaldırıldığını bilmeyenleri bilgilendirmek ve buna uymayanları uyarmak için mutanın  yasak olduğunu üzerine basa basa bir daha söylemiştir.Pekiyi neden böyle olmuştur.Hz Peygamberin vefatından Hz Ömerin halife olmasına kadar geçen zamanda sınırlı biçimde de olsa mutaua bilmeden devam edenler olduğu gibi bilerek de eski geleneği sürdürme eğilimde olanlar vardı.Bu olayların arka planı araştırmadan bir takım mezhebi yaklaşımlarla hemen insanlar arasından düşmanlık olabiliyor.

Kuran ve Hz Peygamberin sünnetinde yer alan ilke ve düzenlemeler evlililik kurumunu sağlam temellere dayandırıldığı görülür.

Mesala izdivacın ontolojik boyutuna dikkat çekilirken kadın veya erkek denilmez .Eş kavramı esas alınır.

İnsanlar için kendi türünden eşler yaratıp aralarında sevgi ve şefkatin var edilmesi ilahi kudretin delilleri arasında sayılır ve bununda sükunun ,kaynaşmanın ,onurun,sevginin ve dayanışmanın hedeflendiği bildirilir.

Nikah akdinin insana ağır bir sorumluluk yükleyen bir anlaşma ve kadın açısından sağlam bir teminat taşıdığı ifade edilir.Evliliğin kalıcı bir ilişki olduğu da bu akitle telkin edilir.

Bunları bilmeden ne olacak canım !ben kıyarım nikahı , cariye olarak da kullanırım kimsenin duymasına gerek yok derseniz dersiniz arkadaş o ayrı bir şey.Ama ayetlerin bütüne ve Allah Resülünün uygulamalarına bakarsanız bunları söylemek pek mümkün değildir.

Bir diğer husus evliliğin cinsel ihtiyacı karşılamanın ötesinde maddi ve manevi paylaşımların gerçekleşeği bir kurum olduğu dikkat çekilmektedir.Onun için sağlam ve düzenli bir evlilikte ahlaki şartlar kadar duygusal şartlarda çok önemlidir.

Yine Kuran ve Sünnet bağlamında düzenli ve uyumlu bir evlilik ; insan neslinin insana yaraşır bir saygınlık ve nezahat içerisinde devam ettirilmesinin güvencesi olarak görülür.

Evliliğin sonlandırılmasının en son başvurulacak bir çıkış  yolu  olarak gösterilir .

İslamin ahkamı da ,ahlakı da bunlardır.

Sadece cinselliği gidermek için muta nikahına cevaz verenler sonra bu nikahtan ortaya çıkan çocuklar ile ilgili hususlara çözüm getirememişlerdir.

Belli bir dönem için İslamin teşri siyaseti içinde önemli bir yere sahip olan tedricilik prensibinin özelliğine göre değişik biçimlerde tazahür ettiğininde bilinmesi gerekir.Peygamberimizin buna bir süre edip sonra kaldırılması da bunu gösteriyor.

İslamda hükümleri yerleştirme sistemi vardır.Bunun en önemli özelliği tedricilik yani her şeyin birden yapılmamasıdır.Tıpkı muta örneğinde olduğu gibi.Zira Kuranın nazil olduğu dönemde onun hemen ve tek aşamalı olarak yasaklanması uygun görülmemiş olmalı ki ancak nübuvetin sonlarına doğru Peygamberimiz tarafından kesin bir yasak getirilmiştir.

Sonuç olarak muta evliliği mahiyeti ve sonuçları itibariyle iyi ve tavsiye edilir nitelikte değildir.Buna rağmen mezhebi kaygılar uğruna kimi çevrelerce o İslamin meşru kıldığı bir evlilik türüdür gibi takdir edilmekte bilhassa gençlerin cinsel kaynaklı psikolojik bunalımlarının tedavisi ve bununla ilgili toplumsal sorunların çözüme kavuşturulması için en iyi yöntem olduğu propagandası yapılmakta buda değişik İslam ülkelerinde ve batıda yaşayan Müslümanlar arasında etkili olmaktadır.Oysa bu tatbikatın ortaya çıkardığı olumsuz tablo muta meselesinin çok elverişli biçimde istismara açık olduğunu ortaya koymaktadır.

FAHRETTİN YILDIZ, MÜ'MİNÛN SÛRESİ 5-7. AYETLER

*FAHRETTİN YILDIZ'LA
TEFSİR DERSLERİ BEYEFENDİLER İÇİN 
HER PERŞEMBE SAAT 20.00 - 22.00,
HANIMEFENDİLER İÇİN HER CUMARTESİ
SAAT 10.00 - 12.30 ARASINDADIR. http://www.kuranvakfi.com/
















BÜTÜN DÜNYAYA MÜJDE YARIŞACAKSANIZ BUNUN İÇİN YARIŞIN

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki anlatı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Maide 119 meal dersine ait kayıttadır. Cenab-ı Hakkın insa...