25 Mart 2015 Çarşamba

KURANDAKİ İLAHI İRADE VE BEŞERİ BÜNYEYİ ANLAYABİLME

Selam Arkadaşlar ;

Aşağıdaki tefsir dersine ait programdan alıntılar yapılan konuda İslamda kölelik ve cariyelik
olgusunu ele alacağız

Kuranın hangi meseleyi nasıl ele aldığını görmek için olayın arka planını bilmemiz gerekiyor.Zira anılan dönemde , kölelik; eski Mısırsa,Batıda ve Roma'da kölelik devlet ve aile gibi temel beşeri kurumlardan biri sayılırdı.İnsanlık tarihinde bunlar yaşanmış.Bunları bilmemiz lazım.Kölelik iyi bir şey tabi ve güzel bir durum olarak biliniyor ve adeta bir sığınak olarak görülüyordu bunu böyle kabul edelim.

İslamiyet ortaya çıktığı sırada kölelik Arap yarımadası ve Mekke'de de yaygındı.Ve hem eski medeniyetlerde hem de çağdaş güçlü devlerde yerleşmiş ve tabi kabul edilen bir olgu olduğundan onu tek taraflı ve kesin bir kararla kaldırma yönüne gitmemiştir.Zaman içinde ortadan kalkmasına cevaz verecek bir zemin oluşturma yoluna gitmiştir.Çünkü Köleliğin en önemli kaynağı savaş esirleridir. Savaş esirlerinin tavsiyesi noktasında takip edilen yolların birincisi onların öldürülmelidir.Bu durumda savaş esirlerinin karşılıklı veya karşılıksız bırakılması mümkün olmadığından geriye iki yol kalıyor.Birincisi onları öldürmek ikincisi onları hür insanlardan ayrı bir statü ile bir köle yaşatmak ve kullanmaktır.

İşte İslam uygulamada ölümün alternatifi olduğu için köleliği tamamen ortadan kaldırmayıp onun kapısını aralık bırakmıştır.Ama İslam hukukunda savaş esirlerinin illa köle statüsüne geçireleceğine dair kesin bir hüküm yoktur.Onlar oluşacak şartlara göre karşılıklı veya karşılıksız olarak serbest bırakılabilirler.Nitekim Peygamberimizin böylede uygulama yaptığı olmuştur.

İslam dinine göre aslolan esaret değil özgürlüktür.Allah'ın insana vermiş olduğu hayat hakkı  en önemli başta gelen haklardan biridir.Çünkü Allah'a gerçek manada kulluk insanın özgür olması ve haklarını özgür olarak kullanmasından geçer.Ve Kuranın nihai hedefi budur ve bu değişmez bir değerdir diğer açık kapı bıraktığı noktalar ise durumdur .Çünkü öldürmekten ziyade insanları yaşatmanında bir erdem olduğunda yola çıkarak İslam ilk etapta köleliği hemen kaldırmamıştır.

Savaş esirlerinden köle olarak faydalanabileceğini bilmek savaş sırasında gereksiz kan dökme işini belli ölçüde önleyebilmiştir.Savaş sonrası esir katliamının önüne geçmek içinde İslam böyle bir olguyu hemen kaldırmamıştır.Buda asla gözardı edilmemelidir.

Kurandaki ahkam ve hükümlerde iki şey vardır ve bunlar asla değişmez.Birincisi ilahi irade ikincisi beşeri bünyedir.

Dolayısı ile hükümler ilahi iradeye de ,beşeri bünyeyede uyumlu olmalıdır.İlahi irade insanların özgür bırakılması ama beşeri bünyedeki durum da ortadaydı.O zaman önce insanları yaşatmanın yolunu arayıp kölelik bir takım hakkını gaspetsede en azından hayat hakkını sağladığı için kan dökülmesini önlemek için İslam ilk etapta bunu kaldırma yoluna gitmemiş olabilir.

Köleliğin hemen Kaldırılmamasının diğer sebeplerinden biride o dönemde köleliği tek taraflı kaldırmak Müslüman toplumun aleyhine bir durum ortaya çıkaracağı için olabilir.Dünyanın her tarafında var olan olguyu yok sayıp ben kaldırıyorum derseniz bu o dönem için aleyhte bir durum ortaya çıkarabilir .

Gayri Müslim devletler köleliği uygulayıp ele geçirdikleri esirleri devamlı köleleştirirken İslam devletinin elindeki esirleri serbest bırakması onun sosyal olarak zayıflamasına yol açabilirdi.

Tüm bu sebeplerden dolayı Kuran hazır bulmuş olduğu bu olguyu birden kaldırma yoluna gitmemiştir.Ancak getirmiş olduğu çeşitli tedbirlerle köleliğin kaynaklarını en aza indirme ve mevcut köleleri tedrici bir usul ile azaltma ,köle oldukları müddetçe insanca muamele görmelerini sağlama  ve onları hür olarak insanlığa kazandırma yolunda çok başarılı adımlar atmıştır.Mesala kefaretle köle azat etmek ,zekatı önce kölelere vermek gibi .

Kölenin hak ve görevli başlığı adı altında ele alınan başlıklar altında özellikle cariyelikle ilgili hususa değinelim.Köle hukukunda bir nikah sözleşmesi olmadan efendisi ile birlikteliği hak görmüş ve İslamda bu olguyu hazır bulduğundan efendinin belli şartlarda cariyesinden bu yollarla faydalanmasına cevaz vermişsede bundan yine köle lehine sonuçlar çıkarmıştır.köleden çocuğu olursa köleliğinin kalkması ve efendisinin kölesini evlendirmesi gibi hususlar getirmiştir.

Burada İslam bunları getirmişte bunlar insanlık tarihinden kalkmışmı ?Gerek cariye gereksede muta nikahi konusunda öne çıkan olgu insandaki şehevi duygunun tatmini noktasıdır.Bu cevazı verirken bu gerekçe gösterilmiştir.Cenab-ı Hak insanı böyle yarattığından bu doğal ve fitri bir duygudur ama şunuda görüyoruz ki İslamda evlilik insandaki sadece şehevi isteklerin tatmini noktasına indirgenmemiştir.Oysa cariyelikte olsun muta nikahında olsun temel sebep insandaki şehevi duyguların tatmin edilmesi noktasında odaklanmıştır.İslam bu yolu kapatsaydı bu geçerli bir sebep olabilirdi ama İslam nikahı getirmiş ve meşru bir aile ortamı içinde en verimli en güzel bir şekilde giderilebileceğini insanlığa öğretmiş ve sunmuştur.İslamın getirdiği böyle bir kurum varken halen bunlara sığınmak insanların şehevi duygularını öne çıkarmaktan kaynaklanmaktadır.

Dersiniz ki insanlar zor durumda kalıyorlar .Bunu Kuranda söylüyor siz evlenin hür kadınlarla evlenmeye gücünüz yetmiyorsa cariyelerle evlenin ama nefsinize hakim olmanız belki daha hayırlıdır diyor.Yani olayı bu şehevi tatmin noktasına getirmek elbetteki insanın ahlaki bakımdan çok da olgunlaşmadığını gösterir .Bu yüzden Kuran insanın fıtratında olan bu konuyu insanın tekamülüne uygun bulmadığı için tedricen zaten kaldırma yoluna gitmiştir.Müslümanlarda hayatlarında genel olarak bu yolu benimsemelidirler.

Kuranın nazil olduğu dönemdeki ayetlerine kölelik,cariyelik ile ilgili ayetlere bir bütün olarak bakıldığında köleliğin varlığı tartışılmayan hukuki bir kurum olduğunu söyleyebiliriz.Ve yukarda anlatmaya çalıştığımız gibi İslam bunu iyileştirmek için bir takım düzenlemeler getirmiştir.

Buna rağmen batının eşitlik ve insan hakları baskısının etkisinde kalıp İslamdan köleliğin olmadığını savunanlarda vardır .Oysa batının Osmanlıya ve Müslümanlara yaptığı bu baskının arkasında gerçek eşitlik ve insan hakları değil sömürgeci amaçlar yatmaktadır..

FAHRETTİN YILDIZ, MÜ'MİNÛN SÛRESİ 5-7. AYETLER


*FAHRETTİN YILDIZ'LA
TEFSİR DERSLERİ BEYEFENDİLER İÇİN 
HER PERŞEMBE SAAT 20.00 - 22.00,
HANIMEFENDİLER İÇİN HER CUMARTESİ
SAAT 10.00 - 12.30 ARASINDADIR. http://www.kuranvakfi.com/













































İNSAN DEVASA BOYUTTAKİ KALBİNİ NASIL BOŞA ÇIKARABİLİR?

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki soruların cevabı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Nahl 108-109 tefsir dersine ait kayıttadır. Akl...