1 Nisan 2015 Çarşamba

AYETLERİ KÜLTÜREL KODUYLA BİRLİKTE DEĞERLENDİRMEK

Selam Arkadaşlar ;

Aşağıdaki tefsir dersine ait programdan alıntılar yapılan konuda şeytanlara atılan taşlar yaptık ayetinin o günkü kültürel kodda açılımını vermeye gayret edeceğiz.

Doğrusu biz en yakın göğü kandillerle süsleyip donattık ve onları şeytanlara atılan taşlar yaptık. Bir de onlara alevli ateş azabı hazırladık. Mülk 5

Bildiğiniz gibi sürekli karşımıza kötülük unsuru olarak çıkan  iblis ,tağut birde şeytan var .Ama şunu söyleyelim ki iblis daha çok insanın dışındaki kötülük ,şeytan insanın içindeki kötülük,tağut ise sistemleşmiş kötülük bütününü ifade eden bir kavramdır ve aralarında mutlaka bir fark vardır.

Buradaki şeyatin kelimesi saptırı güç ve güdüler anlamına gelmektedir.Aynı zamanda bu kelime şeytan misyonu yüklenmiş kimselere de işaret etmektedir ..

Bunlar Kuranın inmiş olduğu dönemde kahinler,şairler ve medyumlara karşılık geliyordu .

Ayet'de geçen recm ifadesi bir şeyi fırlatıp atmak demektir.Arapçada maddi olan bir şeyi atmak rema fiili ile kullanılır mesala mermi atmak gibi .

"Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık" anlamındaki ibare lafzi  olarak şeytanların göklerden kovulduklarını ve yıldızlardan kopan alev toplarının onların yaktığını ifade eder.Buda bilinmeyen alemi keşfetmek için girişilen her çabayı bir düş kırıklığının izleyeceği anlamına gelmektedir.

Kuranın indiği dönemdeki insanların şeytan ve cin anlayışlarına bakar ve onların kültür kodu ile bu meselelere bakmaya çalışırsak bunun biraz farklı manaya geldiğini görürüz.Anılan ifade cinler ile kahinler arasındaki var olduğuna inandıkları ilişkinin imkansızlığını dile getiren sembolik bir anlatım olduğudur.

Her zaman söylüyorum Kuranın inmiş olduğu o kültürel dili bilmeden  bu ayetleri tam olarak anlamamız mümkün değildir.

Bu düşüncede olan müşrik Araplar Hz Peygamberinde kahin ,şair ve büyücüler gibi cinlerden bilgi aldığına sanıyorlar ve ona bu vasıfları yakıştırıyorlardı.Dolayısı ile Allah'ın vahyini bir beşer seviyesine indirmeye çalışıyorlardı .

Gökten haber çalmaya çalışan şeytanların yıldızlarla taşlanmasına maksat bilgi saklamak için kulak hırsızlığı yapmaya çalışan şeytani güçlerin bir tür ateş toplarıyla engellenmesini ifade etmekten öte Hz Muhammed'e Allah tarafından vahyolunan Kuranın cin telkini değil melek aracılığı ile ona ulaştırılan ilahi kelam olduğunu ispatlamaktır.

Cenabı Allah ilk muhatapların kültür seviyesinde uygun biçimde anlatıp kavratmak için bu ifadeleri kullanmıştır.Yoksa amaç cinlere fırlatılan ışınların mahiyetinin ayrıntılı biçimde dile getirmek değildir.

Burada genel olarak verilen mesaj ey inkarcı müşrikleri güya siz cinlerin semadan gaybe dahir bilgiler aldığını düşünüyor elçimiz Muhammedi de bunlara benzetiyorsunuz.Halbuki bu ilahi düzen içerisinde Allah'ın iradesin karşı koyabilecek onun istemediği şekilde gayb haberlerini alabilecek hiçbir güç yoktur

Kuranda gökyüzünün muhafaza edildiği ibare eden tüm ayetler Müşriklerin bu yöndeki taleplerine cevap niteliğindedir.Çünkü Kuranı inkar edenlerin tek dayanak noktası bu idi.Bu Kuran ancak şair sözüdür,kahin sözüdür ve cinlerin gayb alemindeki bilgisinden alınmıştır şeklinde bir algıları vardı.Ve tüm bu anlayışları yıkmak için Hz Peygamberinin söylediğinin vahiy, kendisininde Peygamber olduğu ispat edilebilsin diyedir tüm bu anlatımlar.

Kuranın anlaşılmasındaki önemli bir unsur olmasında dolayı, ayetlerin arkasındaki kültürel kodu bildiğimiz zaman ancak gerçek manayı kavrayacağımızı her zaman ortaya koyuyoruz.



*FAHRETTİN YILDIZ'LA
TEFSİR DERSLERİ BEYEFENDİLER İÇİN 
HER PERŞEMBE SAAT 20.00 - 22.00,
HANIMEFENDİLER İÇİN HER CUMARTESİ
SAAT 10.00 - 12.30 ARASINDADIR. http://www.kuranvakfi.com/



























ÖLÜMLE ARAMIZ İYİ DEĞİLSE DE KARDEŞİYLE ARAMIZ ÇOK İYİ

ÖLÜMÜN KARDEŞİ Yüce Allah mübarek kitabı Kur’an’da şöyle buyurur: “Allah, vakti gelen canları ölümleri anında alır, henüz ölüm vakti gel...