11 Haziran 2015 Perşembe

İNSANIN TOPRAKTAN ÇIKIŞI NASIL OLACAK ?

Selam Arkadaşlar ;

Aşağıdaki tefsir dersine ait konuşmadan alıntılar yapılan yazıda bugüne kadar çokça örnekleri verilen dabbe konusuna ait anlatımlar bulunmaktadır.

İlahi söz  başlarına geldiği  zaman, onlara yerden bir dâbbe (mahlûk) çıkarırız da, bu onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.Neml 82

Tefsir usulünde bir ayeti doğru anlarken doğru yorumlarken üç büyük kaidemiz var .

1-Bir ayet Kuran bütünlüğü çerçevesinde anlaşılmazsa muhtemelen yanlış anlaşılmıştır.Şöyle düşünü ki bir kişinin iki  saatlik konuşmanın içinde bir cümle var o cümlenin anlamının iki saatlik konuşmaya göre belirlenmesi lazım.

2-Bir ayet'den Peygamber ve çağdaşları öyle bir anlam anlamamışlarsa , o yüklenen anlam Kuran'ın gerçek anlamı değildir.Ancak çağrışımları ve ya işaretleri olabilir.

3-Kendi metin içi bağlamını hesaba katmak gerekiyor.

Bu metod ışığında yukarıdaki ayeti 66. ayet'den itibaren  82. ayete kadar konunun siyakını ve bu ayet'den sonrada sibakını okuduğunuz zaman asıl işlenen konun yeniden dirilme olduğunu görürüz.

65- Ey Resul! De ki: Göklerde ve yerde Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Onlar ne zaman tekrar diriltileceklerini de bilmezler
66- fakat ahiret hakkında bilgileri onlara ardarda gelmektedir.
67- İnkârcılar dediler ki: "Sahi biz ve atalarımız toprak olduktan sonra gerçekten (diriltilip) çıkarılacak mıyız?"
68- "And olsun ki, bu tehdit bize yapıldığı gibi, daha önce atalarımıza da yapılmıştır. Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir."
69- De ki: "Hele bir yeryüzünde gezin de, günahkarların sonu nice oldu, bir bakın!"
70- (Habibim!) Onlara karşı mahzun olma, kurmakta oldukları tuzaklardan ötürü de sıkıntı duyma!
71- Bir de, "Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad (ettiğiniz azab) hani, ne zaman?" derler.
72- De ki: "Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında ensenize binecektir."
73- Şüphesiz Rabbin, insanlara karşı lütuf sahibidir; fakat insanların çoğu şükretmezler.
74- Rabbin elbette onların sinelerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
75- Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Lehv-i mahfuzda) bulunmasın.
76- Haberiniz olsun ki bu Kur'ân, İsrail oğullarına, hakkında ihtilaf edegeldikleri şeylerin pek çoğunu anlatmaktadır.
77- Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir.
78- Rabbin şüphesiz, onlar arasında kendi hükmünü verecektir. O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.
79- Ve o halde sen Allah'a güven. Çünkü sen, apaçık hakikatin üzerindesin.
80- Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.
81- Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.

82- Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir "dâbbe" (canlı) çıkarırız ki bu, onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler.


83 - Ve her ümmetin âyetlerimizi yalan sayanlarından bir cemaati toplayacağımız gün, artık onlar bir arada tutulup (hesap yerine) sevkedilirler.
84 - Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?"
85 - Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
86 - Görmediler mi ki, dinlensinler diye geceyi yarattık ve (çalışsınlar diye) gündüzü apaydınlık yaptık. İman eden bir kavim için elbette bunda ibretler vardır.
87 - Sûr'a üfürüldüğü gün Allah'ın diledikleri müstesna göklerde ve yerde bulunanlar hep dehşete kapılır. Hepsi boyunları bükük olarak O'na gelirler.
88 - Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
89 - Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalırlar.
90 - Her kim de kötülükle gelirse artık yüzleri ateşte sürtülür. "Başka değil ancak yaptığınız amellerin cezasını çekeceksiniz." (denir).
91 - (De ki): "Ben ancak her şeyin sahibi olan ve burayı kutlu kılan bu şehrin (Mekke'nin) Rabbine kulluk etmekle emrolundum. Yine bana müslümanlardan olmam emredildi."
92 - "Ve Kur'ân'ı okumam emredildi." Artık kim doğru yola gelirse, yalnız kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa ona de ki: "Ben sadece uyarıcılardanım."
93 - Ve şöyle de: Hamd, Allah'a mahsustur. O, âyetlerini size gösterecek, siz de onları görüp tanıyacaksınız. Rabbin, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Gerek siyak,gerekse de Kuran bütünlüğü çerçevesinde Dabbetül minel arz için benim bugün yorumumun  insanın uhrevi halinin  topraktan çıkışını anlatmaktadır. 82. ayete gelinceye kadar muhataplara tekrar diriltileceksiniz kavramı üzerinde durularak,bu ayete geldiğinde 
ise onlara verdiğimiz bu söz gerçekleştiğinde topraktan onlara ait bir dabbe çıkartırız yani herkesin ahiretteki hali ki herkes ahirette topraktan çıkarılacak ve bu topraktan çıkana dabbe denilmektedir.

Benim felsefeme göre ahirette dünyadaki bedenimiz olmayacak orada uhrevi bir beden şekliyle ahiret yaratılışı olacak. Mesala Cennetlik olanların bedeni belirli bir yaşta olacak ve hiç yaşlanmayacak ,Cehennemdekilerin bedeni de sürekli yanmaya uygun bir beden gibi düşünebiliriz .

Herkesin tek tek dabbesi yani ahiret hali var.Biz topraktan bir tek dabbe çıkartılacak gibi algılıyoruz ya herkese ait uhrevi canlı yani senin ahiret halin insanların hali dünyadaki hali olmayacak.


PROF.DR. MURAT SÜLÜN, KEŞŞÂF SEMİNERİ, 25. DERS (YÂSÎN)
KURAN ÇALIŞMALARI VAKFI
Vakfın Amacı:Kur’an Çalışmaları Vakfı, Kur’an-ı Kerim’in evrensel ve tarih üstü mesajını, asli ilke ve amaçlarını Kur’an metni ve Hz. Peygamberin sahih sünnetinden hareketle hayata taşımayı, metnin yorumunda öncelikle onun kullandığı dile ve indiği tarihi şartlara dair bilgileri esas almayı, bu bilgilerden yola çıkarak ayetlerin anlamlarını elden geldiğince doğru belirlemeyi, daha sonra Kur’an’ın mesaj ve ilkelerini metnin bütünlüğünü gözeterek ortaya koymayı, onun Hz.Peygambere indiği zamanki tazeliğini ve dinamizmini insanlara hissettirmeyi, bütünbunları değişim ve gelişim karşısında realiteyi gözeten yeni, doğru ve diri bir yorumla gerçekleştirmeyi imkan nispetindekarşılamak amacıyla kurulmuştur.*PROF.DR. MURAT SÜLÜN'LE
KARŞILAŞTIRMALI TEFSİR DERSLERİ
HER CUMARTESİ SAAT 14.00- 16.00
ARASINDADIR.  İletişim:  idare@kuranvakfi.com 

Salim Efendi Caddesi 12/20 Borsa Han Kat1 Üsküdar













İNSAN DEVASA BOYUTTAKİ KALBİNİ NASIL BOŞA ÇIKARABİLİR?

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki soruların cevabı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Nahl 108-109 tefsir dersine ait kayıttadır. Akl...