12 Ağustos 2015 Çarşamba

BİR DE KENDİ HALİNE BAK

Selam Arkadaşlar ;

Yüce Rabbimiz : “İnsanlar sırf ‘iman ettik’ demekle kendi hallerine bırakılacaklarını ve imtihansız yakayı kurtaracaklarını mı sandılar” (Ankebût 29/2) buyuruyor. Bu buyruk, dünya hayatının varlık sebebinin, imtihan sahnesi olduğu anlamına geliyor.( Krş. Mülk 67/2) Demek ki Allah’a kulluk sınavının verileceği yer dünya hayatıdır

Ancak dünya hayatı sürekli değil, süreli olduğundan insan kendisine takdir edilen ömrü yaratılış gayesini gerçekleştirecek, yani Allah’a layık kul olma mükellefiyetini yerine getirecek şekilde değerlendirmelidir.

Zira dünya her geçen gün arkamızda kalmakta, önümüzde ise ahiret bulunmaktadır. Bu dünyada amel var hesap yok, ahirette ise hesap var amel yoktur. Bunun için dünyada insanın ne yapacağına, ahirette ise ne yaptığına bakılacaktır.

Herkes, cennet rahatlığını dünyada yaşamak ister.Ama iman ehli için dünya gerçeklerinin başında “imtihan” gelir. Şu halde mümin ve Müslüman olmak, sıkıntısız ve rahat bir dünya hayatının garantisi olmayıp bilakis çeşitli şekilde imtihana tâbi tutulmak anlamına gelir.

Nitekim nefs veya şeytan çok kere benliğe: “şu inkarcılara ve zalimlere bak, nasıl da keyif çatıyorlar! Bir de kendi haline bak, bu kadar kulluk çabana karşılık bir türlü başın dertten kurtulmuyor, sen buna hayat mı diyorsun?” kabilinden vesveselerde bulunur. 

Hiç kuşkusuz bu tür dürtü ve düşünceler, imana yönelik birer tuzaktır. Bizi yaratan “iman ehlini imtihan bekliyor” buyururken bizim bu dünyada bedelsiz bir cennet huzuru beklememiz boşunadır. Çünkü başta peygamberler olmak üzere nice Allah dostları çetin imtihanlara tabi tutulmuş; Allah da bunların önemli bir kısmını bizlere bildirmiştir. Nitekim Kur’an, İslam’ı ciddiye alıp zor zamanda inanan ve bu imanla Allah’a dönmeye karar veren müminlerin onurlu mücadelelerini dile getiren örneklerle doludur. ( bkz. Araf 7/123-126 vb.)

Bizden önceki kuşaklar gelip geçtiler. Onlardan kimi gülerek kimi de ağlayarak göçtü bu dünyadan. Şimdi imtihan sırası bizde… Ya zorda kalınca yılmadan, rahata erince de gevşemeden ve şımarmadan Allah’a iman ve güven içinde Müslüman olarak yaşayıp kulluk sınavında başarılı olacağız ya da zelil ve hakir bir hale düşüp bu sınavı kaybedeceğiz. Ama şartlar bütün umutları kıracak kadar kötü olsa da Allah’a tam olarak inanıp güvenenler için her zaman bir kurtuluş umudu ve imkânı mutlaka vardır. Önemli olan içinde yaşadığımız anı ve geleceği, iman ve umutla mayalamayı başarabilmektir.

Sonuçta dünya, insan için bir imtihan yeri, cennet de bu dünyada kazanılacak bir huzur yurdudur. İnsanı imtihan eden ona yardım da edecektir. O halde bu zorlu süreçte dünyacı ayartıların tuzağına düşülmemeli, acele edilmemeli, ümitler yitirilmemeli, yardım da sadece Allah’tan istenmelidir. Şayet bu yolda iman, ümit ve sabırla yürüyebilirsek bu yol bizi cennete götürecek, dertsiz ve sıkıntısız bir hayat da anacak orada gerçekleşecektir.

Teşekkürler .   



BÜTÜN DÜNYAYA MÜJDE YARIŞACAKSANIZ BUNUN İÇİN YARIŞIN

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki anlatı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Maide 119 meal dersine ait kayıttadır. Cenab-ı Hakkın insa...