26 Kasım 2015 Perşembe

HER MEAL BİR YORUMDUR

Selam Arkadaşlar ;

Her bir meal bir yorumdur...

Tam çeviri ise mümkün değildir..

Ayetleri anlamak için Arapça gereklidir.

Ayrıca semantik bilmek gerekmektedir.

Çünkü aynı kelime 1400 küsur senelik tarihi yürüyüşü esnasında anlam kaymalarına uğramıştır.

Ayrıca bir çok kelimede vücuh /çok anlamlılık vardır.


Hangi anlamı seçeceğimiz gerçekten zordur. Bu yüzden her bir ayetin metinsel ve tarihsel bağlamı önem kazanmaktadır.


Kur'an yüksek bir edebi metindi
r. Edebiyat sanatlarını bilmek gerekir.

Kur'an tarihi bir metindir...İlk muhataplarının algılarıyla konuşur...
Kur'an'ın Arapça olması, Allah'ın Araplarla ANLAYACAKLARI DİLDEN KONUŞMASI demektir.
Ayetlerin nuzul sebebi/tarihi arka planı son derece önemlidir...


Bu bilinmeden anlam vermek, hastalığı teşhis etmeden ilaç vermeye benzer. Vahiy sadece inzal/iniş değildir. Aynı zamanda yer ile göğün buluşmasıdır. Yani vahiy ile olgu arasında el ile eldiven gibi uyum vardır. Kur'an baştan sona nazil olduğu bu toplumsal OLGU'yu dikkate almıştır. Tedricilik gibi..


Kur'an bir eksiltili metindir..Olayların tamamını anlatmaz. Muhatapları bunu zaten bilmektedir...Sadece fragmanlar halinde belli pasajları alır... (Bu eksiltili metin deyimi için Prof. Mustafa Yıldırım'a teşekkürler.)
Kıraat farklılıkları vardır.


Kur'an nazil olduğu zaman diliminde henüz Arapça dilbilgisi kuralları vaz edilmemişti. Bu yüzden aynı ayet farklı harekelendirilebilmektedir. Bu yüzden bilinen kıraatlar ortaya çıkmıştır.
Kur'an kitap değil, hitaptır. Bu sözlü hitabın niteliği ile yazılı bir metnin anlatım tekniği farklıdır.
Onu en iyi ilk muhatapları anlamıştır!


Kur'an'ın bu ilk muhatapları tarafından anlaşılmadığını iddia etmek olacak şey değildir. Çünkü Kur'an'ın icazını ilk önce onları çarptı. Bunu inkar etmek Kur'an'ın en iddialı olduğu sahada hükmen mağlup ilan etmektir. Kaldı ki O Peygamberin biricik mucizesisidir.


Elbette herkesin anlayabileceği kadar bir çok basit ayet vardır. Bununla birlikte yüzyıllardır alimlerin anlamakta zorlandıkları ayetler de vardır.


Ayrıca Kur'an'ın bir çok konusu o toplumun sorunudur. Mesela Kur'an başka bir topluma indirilseydi zıhardan, evlere arka kapıdan girmekten bahsetmiyecekti, Ya da Aişe annemiz Mustalıkoğulları Gazvesine gitmese ifk/iftiraya uğramayacaktı.. 


Pek çokları Kur'an emretti, Peygamber ve müminler yaptı zannetmekte...


Oysa tam tersi , bir çok uygulamada önce Peygamber yapmış, sonra ayetler nazil olmuştur. Mesela abdest en son nazil olan ayetlerdendir. O zamana kadar kılan müslümanlar abdestsiz namaz kılmadılar! 


Bunları çoğaltabiliriz.
Ayrıca Kur'an'ın getirdiği şeriat %80 İslam öncesi toplumun şeriatıdır.


Hatta Arap politeizmi anlaşılmadan Kur'an'ın birinci önceliği olan tevhid dahi anlaşılmaz.
O devirdeki Arapların cin algısı bilinmeden cin ayetleri de anlaşılmaz mesela..
Bir çırpıda aklıma geliverenler bunlar...
Daha bunlara ilave edilecek bir çok madde vardır.
Acemi Kur'ancılara duyurulur.
Pek tabii onlara göre her şey halledilmiştir.
Çözüm çok basittir.


Saadettin Merdin

İNSAN DEVASA BOYUTTAKİ KALBİNİ NASIL BOŞA ÇIKARABİLİR?

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki soruların cevabı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Nahl 108-109 tefsir dersine ait kayıttadır. Akl...