12 Ocak 2016 Salı

RABBİNİN HAMDİNİ NASIL TESBİH EDERSİN ?


Selam Arkadaşlar ;

Aşağıdaki tefsir dersine ait konuşmadan alıntılar yapılan yazıda namazın ihtiva ettiği tesbih ,şükür ve saygı konuları üzerinde durulacaktır

Biz Allah'a hamd ettiğimizde hem şükrümüzü ifade ederiz.Hem saygımızı ifade ederiz.

Bizde daha çok şükür anlamı ön plana çıkmış ,saygı anlamı geri planda kalmıştır.

Kuran'ı Kerimde tesbih kelimesinin hamd ile birlikte kullanıldığı yerlerde hamd kelimesinde daha çok saygı anlamı ön plana çıkarmıştır.

Bizim meallerimizde "Hamd ile tesbih et" diye verilen çeviriler ilk bakışta doğru gibi gözükse de orada bir nüansın kaçırdığımızın farkında olmamız lazım. Mesela namaza başlarken subhanake dediğimizde Allah'ın zatını tesbih ettiğimizi anlarız.Sen Subhan'sın kelimesini Allah'ın zatı için kullanıyoruz.Senin zatını ve şahsını tesbih ederim diyorsun .Arkasından gelen ifadeye baktığımızda  bir çağrı ifadesi Allahümme ile birlikte Ey Allah'ım seni tesbih ederim diyorsun .Ve hemen ardından gelen ifadeye baktığımızda ve bi hamdik diyorsun .Ve bi hamdike de ve bağlaç olduğu için bi ekini ile anlamında değil zait anlamında kullanabilirsiniz.Eğer orada "ve" harfi olmasaydı "Sübhânekellâhümme  bi hamdik" denseydi ;Ey Allah'ım seni hamd ile tesbih ederim anlamını verebilirdiniz.Ama eğer orda ve bağlacı varsa ;Ey Allah'ım senin zatını tesbih ederim ve senin hamdini de tesbih ederim manası çıkar .

Allah'a tesbih ederimi anladık da hamd-i tesbih ne oluyor ? Arkadaşlar : bu sorunun cevabını anladığınızda namazın içeriğini anlarsınız.Burası düğüm noktasıdır. Genel de biz bu düğümü  çözemiyoruz.Namazın içeriğini ,anlamını ,ne maksatla yapıldığını,hangi niyetlerle icra edildiğini kaçırdık .Hocam bunu nereden çıkardınız dediğinizde Kaf süresinin 39 ve 40. ayetlerinde  Yüce Mevlamız Peygamber efendimize şöyle seslenmektedir :"Rabbinin hamdini tesbih eyle" ve  bunun vakitlerinden bahsedilmektedir.Kuran'da salat kelimesinin  namaz olarak geçtiği hiç bir yerde namaz vakitlerine değinilmez.


Başa dönelim .Hamd kelimesinin iki boyutlu anlamı vardı.Biri şükür biride tanzim ve saygıdır.Biz namaz kılarken hamd'in anlamına  tesbih bilinci ile daldığımızda namazın anlamını da doğrudan kavuşmuş oluyoruz.Rabbimizin zatını subhaneke ile tesbih ediyoruz.Senin zatını tesbih ederim.Sen hiç kimseye benzemesin  ,Sen bir tanesin ,Sen her şeye  hükümransın,Senin gözünden hiç bir şey kaçmaz . Her şey seni tesbih ederken bende ediyorum diyorsun .Zatını tesbih ederken böyle yapıyoruz. Ve bi hamdike derken ise  tamda namazdaki tesbih devreye giriyor .Pekiyi nasıl ?




Bu süreler inerken ,bu surelerin muhatabı olan Mekkeli müşrikler  o gün namaz kılıyorlardı.Ancak namazı aracısız kılmıyorlardı.Allah'a ortak koşmuşlardı.Namaza da ortak koşuyorlardı.Allah'ın eşi benzeri var diyorlardı ..Kızı-oğlu var diyorlardı..Kendi elleri ile edindikleri ilahları Allah'a ortak yapmışlardı.Ve Kuran'ın ifadesiyle bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimiz ya da bizi Allah'a yaklaştıran velilerimizdi diyorlardı.Allah dışında taptıkları hiç bir şeye Allah demiyorlardı ve Allah diye de tapmıyorlardı.Neden bunların karşısında namaz kılıyorsunuz ?kurban kesiyorsunuz ?bunların etrafından dönerek kabeyi dönüyorsunuz denildiğinde bunlar bizi Allah'a yaklaştırıyor ,bizim ibadetlerimiz doğrudan Allah'a ulaşmaz ,bunlar , ulaştırıyor diyorlardı.


Eski medeniyet merkezlerini kazdığınızda bir takım heykeller ortaya çıkıyor.Bu heykellere o dönemlerde tanrı diye tapıyorlardı diyorlar.Biz ise onu Allah diye tapıyorlar anlıyoruz.Arkadaşlar ;tarihin hiç bir dönemimde eliyle yaptığı puta Allah diye tapan  topluluk yoktur.Yunanlılar da bütün tanrıların üzerinde bir teo varı.Çinliler  de bütün tanrıların üzerinde bir tao  vardır.Eski Türklerde bütün tanrıların üzerinde bir gök tanrı vardır. Dikkat ederseniz isimleri bile birbirine benzer.En yüce kabul ettikleri tanrı bütün tanrıları da yaratan tanrıdır.

Bugün Hiristiyanların Tanrı inancını anlarsanız tarihteki bütün dinlerin Tanrı inancını anlarsınız.Diyorlar ki biz İsa'ya Allah demiyoruz.Allah'ın oğlu diyoruz.Pekiyi neden öyle diyorsunuz ?Bu hakikat değil mecazdır, sembolik olarak diyoruz . Siz Allah'ın kulu demiyor musunuz ?bizde benzer oğlu diyoruz.Ama bu mecazi anlatım bir süre sonra hakikate dönüşüyor ve mecaz olarak kullanıyoruz kısmı işin kıvırmasyonu kalıyor.İznik konsulündeki tartışmaları İncillerin belirlenmesi olarak biliriz.Hayır! burada İnciller değil ,İsa'nın ruhen mi Allah'ın olduğu, bedenen mi Allah'ın olduğu tartışılmıştır.Hani nerede kaldı mecaz ?
Bize karşı söylenilen yalandan ibaret.Bir doğru tarafı var.Ortaya çıkarken sembolik olarak çıkmıştır.Ama sonradan gerçeğe dönmüştür. Yani ,şişe de durduğu gibi durmamıştır 

Buradan şuraya gelecek olursak.Bir putperest toplumda Allah'a ortak koşuluyorsa ,orada ibadetlerde de ortak koşma vardır.Dini anlamdan kendi zekat anlayışları vardı.Bunların Allah'ın hakkı.Bunlar da puthanelerin hakkı diyorlardı.

Şimdi şunu anlayabiliriz.subhaneke diyerek Allah'ın zatını tesbih ediyoruz. Ve bi hamdike diyerek ;Ey Rabbim sana yaptığım hamdi de tesbih ederim ve kılduğım namazı da tesbih üzere yani senin zatına kimsenin ortak olmadığını düşünerek kılarım ve namaz öyle bir ibadettir ki ,ben bunu sadece senin huzurunda yaparım ,başka hiç kimsenin huzurunda yapmam diyorsunuz.Ve bi hamdikenin anlamı budur. Tesbih bizim bildiğimiz anlamda Allah'ın başkalarına benzemediğini vurgulamaktır.

Sonuç olarak Namaz ;şükür ,saygı ve tesbih ibadetidir. 

Fatiha süresinde  tesbih geçmese de cümle olarak tesbih  geçer .Rabbim saba hamdolsun deniren bir tahsis ifadesi vardır.Hamd Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur derken tesbihi ortaya koyuyorsunuz.


Tuncer Namlı Kronolojik Kur'an Okumaları "Fatiha Suresi" 17.02.2015


HAK VE SAHTE DİN FORMLARI ARASINDA FARKLAR?

Selam Arkadaşlar; Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil'i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dedil...