17 Mart 2016 Perşembe

HESAP GÜNÜNÜN KESİN KANITINI MI İSTİYORSUN ?

Selam Arkadaşlar ;
Bunlar, Nouman Ali Khan'ın Kıyamet süresi 1-2 ayetlerinin tefsirine ait konuşmasından alıntılar… (Ekteki videodan konuşmanın tamamını izleyebilirsiniz)

Ben bugün Avrupa tarihi ile başlamak istiyorum.

Avrupa tarihinden bazı konular.

Hepimizin ihtiyacı olan şey bugün karşılaştığımız meseleleri en azından temel seviyede anlayabileceğimiz bir görüş kazanmak.

Bu sebeple sizi , Avrupa kilise otoritesine karşı vuku bulan kıyam zamanına götüreceğim.Avrupa, kilise tarafından baskılanmış dindar bir cemiyet teşkil ediyordu.Ve kilisenin baskıcı tutumu had safhadaydı."Papa kelimesi ,"Tanrı" kelimesi ile eşdeğerdi "Papa ile aynı düşünmemek ,bizim "küfür" dediğimiz şeye mukabildi.

Avrupa'nın uzun süre dini doktrinlerle baskılandığı bu ortamda aynı zamanda iki akım ortaya çıkıp yayıldı.

Bu akımlardan biri Protestan reformu düşüncesinin belirmesiydi.Çünkü kilise ortalama bir Hristiyan'ın İncil okumakla işi yok ,onların kendi kendilerine İncil okumalarına gerek yok diyordu.Çünkü İncil ile ilgili her şey Papa'dan veya yüksek mevkilerden geliyordu.Protestanlar buna hayır dedi ,her Hristiyan İncil ile doğrudan bağlantılı olmalı ve herkes onu okuyup anlayabilmelidir,bunları anlatması için kiliseye ihtiyacımız yok diyerek kilise otoritesine karşı bir kıyım başladı.Buna yakın zamanlarda diğeriyle de ilişkili ondan daha kuvvetli bir akım belirdi.Bu ikinci grup şunu söyleyerek ortaya çıktı: Kilise yalnızca doktrin öğretiyor ve bu yaptıkları bilimsel mantığa aykırı.Ve buna tepki olarak kilise ilimsel tahkiki küfür olarak kabul etti.Bu sebeple kütüphaneleri yaktılar,ilim adamlarını ve filozofları öldürdüler.

Fransız devriminin özünü oluşturan ,Hristiyan ve Katolik doktrinlerin birincisi baskıcı ikincisi ise mantıksız olmasıdır.Bu mantıksız , biz mantık dahilinde olan ilim ile ,felsefe ile , akıl ile hareket etmeliyiz.Böylece her iki taraftan da kilise aleyhine kıyam edildi.İnanç cihetinden Protestanlar ,ilim ve laiklik cihetinden ise diğer devrim yer alarak kilisenin otoritesini bertaraf ettiler.Neticesinde Avrupa'da dünyanın en kanlı devrimlerinde biri gerçekleşti ve Avrupa birden hür düşünceli bir toplum haline geldi.Neye inanmalılar,hangi inanca tutunmalılar,cemiyetin merkezini hangi fikir ve düşünceler oluşturmalı bunu keşfediyorlar.Tam bir açık fikir pazarı.İte bu sırada Avrupa'dan bir çok felsefi fikir ortaya çıkmıştır .Aslında Avrupada'ki ilk ilim adamları aynı zamanda zamanın en büyük filozoflarıydı ,yani felsefe ve ilim el eleydi. Bu açık fikir pazarında bir çok fikir ortaya çıkmıştı ve kendi aralarında çatışıyorlardı.Neticede Avrupa kabul görmüş ortak bir çizgi üzerinde birleşti.Ve bu çizgi sadece Avrupa'da kalmayıp tüm dünyayı tesiri altına aldı . Ve bu tesir şu an yaşadığımız dünya hala bu çizginin etkisi ile karşı karşıya.

Aslında Kıyamet süresinin ilk ayetinde olmamız gerekiyordu ama önce sizin için bir manzarayı netleştirmek istiyorum.Modernlik öncesinde toplumların ekserisinde hakim mefhum dindir.Hangi din olduğu farketmez, Hinduizm olabilir ,Hristiyanlık olabilir,İslam olabilir.Ve dini öğretiler ,dindar bir cemiyet için ehemmiyetli unsurdur.İlim en önemli unsur değil ,iş en muhim unsur değil.En muhim ve yüksek kimliğe sahip olan dini liderdi.Bu insanlardan temel olarak 3 şey öğreniyordunuz ,Tanrıya önem vermeyi öğreniyorsunuz ,Çok tanrılı olabilir ,tek tanrılı olabilir veya mitolojideki tüm tanrılar olabilir.Ama önemli olan bir çeşit görünmeyen Tanrı ,ikinci sırada önem verilmesi gereken şey ruh, üçüncü sırada bir çeşit ahiret tasavvuru kesinlikle bu hayat son değil bundan sonra başka bir hayat , başka bir oluş var Neticede bütün dinlerde üç şey üzerinde duruluyor :Tanrı ,Ruh ve Ahiret.

Avrupa'da böyle bir devrim gerçekleşiyor ve kiliseye bağlı olanların dahi söylediği şu :"Biz Tanrıya ,ruha ve ahiret hayatına önem gösteriyoruz ama buna rağmen yaşadığımız hayat berbat .Şu kilisenin yaptığına bak . Bunca zaman tanrı hakkında, yanlış şeyler hakkında kafa yorduk ,oysaki enerjimizi düşüncemizi ve zekamızı kainat üzerinde odaklamalıydık.Bu zamana kadar tanrı hakkında değil kainat hakkında düşünmeliydik.

Pekiyi Allah hakkında düşünmüyorsanız ,sonraki en büyük şey nedir ?kendimizi fiziki kainat için yormalı ve bize getirdiği faydaları anlamaya çalışmalıyız.Böylece diyorlar ki bakın tanrıyı araştıranlar hiç bir şey üretmezken kainatı araştıranlar ne kadar muhteşem şeyler üretiyor,yaptıkları makinelere bir bak.,mimari olaylara bir bak ,dolayısı ile ilgi ve enerjimizi tanrı'dan çok fiziksel evrene odaklamalıyız . İkinci vurgu neydi ?ruh ,pekiyi ruhu gören var mı ?Nerede olduğunu söyleyebilir misin ?Ruh ile ilgili bu kadar endişeliyiz de,dünyada ki bu hastalıklar ne olacak ?daha iyi beslenmeden ne haber ?Fiziksel bedenimizden ne haber ?Dolayısı ile vurgu alanı ruh'u araştırmaktan çok bedeni araştırmaya kaydırılmalı.İnsan bedeni ,tarih boyunca incelendiğinden daha fazla incelenmedi mi ?Fiziksel kainat bir o kadar keşfedilmedi mi ?bu dünyadaki her şey ve bununda ötesi tüm insanlık tarih boyunca olduğundan daha çok incelendi.

Gelinen noktada  Tanrı ile evren ,ruh da beden ile yer değiştirdi.Toplumun en büyük öğrencileri Tanrı ve ruh hakkında öğrenmekte olan kişiler iken şimdi toplumun en büyük öğrencileri fen bilimlerindeki doktora sahipleri ve doktorlar değil mi?

Üçüncüsü neydi ?Ahiret .Cennet de her şey iyi olacak .Avrupalılar ne diyor ?yorulduk bundan artık.Öyle bir hayat olduğundan emin değiliz.Bu dünya hayatını nasıl daha iyi yaparız ona bakalım.Hadi politikayı keşfeledim,sosyolojiyi keşfedelim ,halka ilişkileri ,insan ile ilgili tüm bilimleri keşfedelim ve böylece daha iyi yaşayalım .Onlar bu bilimleri çok çalıştıkça Avrupa'da pozitif bir etkisi oldu mu ?Oldu tabi ki.Yollar yapılmaya başlandı, binalar yapılmaya başlandı , ticaretler genişledi , keşifler başladı .Aslında Amerika'dan önce milletlerin dünyanın önde gelen milletleri Avrupalılardı.Dolayısı ile kendilerini sadece bu toprak parçası ile sınırlamak istemediler ve bu fikirleri dünya üzerinde yaymak istediler.Dolayısı ile günümüz Müslümanlarının bir çoğu Avrupa kolonileşmesinin tadına baktı,Bu ne demek biliyor musunuz Atalarımız direk olarak eğitimlerini Avrupa formatında aldılar.Tabi ki Müslüman olan ,Pakistan,Hindistan,Cezayir gibi ,tüm Müslüman dünyasından gezinirsen görürsün ki ,halk okullarında kullandıkları müfredat direkt olarak Fransız,İngiliz ve sömürenler her kimse onların bıraktığı sistemlerdir.

Tüm bu şeylerin ortasında , bunlar olurken , insanlar dedi ki ,Peki "İman" dan ne haber ?  "İnanç'tan","Tanrı'dan" ? sonra temel argümanlar oluşmaya başladı .Tanrı yoktur ,din yoktur,hepsi insan yapımıdır .Böylece Avrupa'da bir grup insan ateist oldu.Ben bu yıl İsviçre'ye gitme fırsatı buldum ki onlar çok geleneksel bir toplum ,kiliselerinin korunması konusunda çok hassaslar 400-500 yıllık kiliseler var ama hiç kimse gitmiyor onun tarihini seviyorlar ama din ile hiç bir ilgileri yok.Fakat kilisenin çanı çalıyor.Başka bir örnek vereyim.Newyork şehrine ilk inşa edilen kiliselerden biri 21.cadde veya Park bulvarında tarihsel bir kalıntıdır.Amerikan hükümeti bunu tarihsel bir anıt olarak kabul etti dolayısı ile yıkılamıyor .Bütün modern binaların arkasında 200 yıllık Katolik kilisesi var .Fakat kimse gitmiyor bu yüzden onu bir gece kulubü yaptılar.Şu anda bir gece kulübü ama bina tam olarak bozulmamış halde duruyor.Ben kilisenin önünden üniversiteye gider gelirdim geçerken farkettim ki Perşembe akşamı kadınlara içki bedava!vay be dedim kendi kendime ,"ne biçim kilise bu böyle ? " Hristiyanlığın hangi mezhebi bu böyle ?Perşembe akşamı Kutsal su'mu oluyor ne oluyor ?

Tabi ki bizler Allah'a inanıyoruz ,ahirete inanıyoruz ,ruha inanıyoruz ,kalbe inanıyoruz ,kalplerimizin sağlamlığını korumak istiyoruz.Dünyayı ele geçiren Avrupa düşüncesi Tanrıya inanmak zorunda değilsin demedi istiyorsan yap sorun değil dedi.Ahirete inanabilirsin istiyorsan tamam sıkıntı yok ,bu senin hakkın ,bu inançla Cennete gideceğine inanabilirsin .Ama çok daha tehlikeli bir şey yaptılar.Sizinle aynı fikirde değiliz yerine  Dediler ki "Hiç önemi yok , farketmez "Tanrıya inanıp inanmamışsın kim takar  ?Bilim gerçektir .Tanrıya ister inan ister inanma ama ilaç gerçektir.Cennete inansan ne olur ki ,politika gerçek.Hadi gerçek dünya hakkında endişe edelim .Pekiyi Müslümanlara ne oldu ?Çoğunlukla modern eğitim almış Müslümanlar buna ne dedi ?Bugün bir eğitimimiz varsa bu  modern eğitimdir.Bunun sonucu olarak , Allah'a inanmamazlık etmesek de ,Ahirete inanmamazlık etmesek de,uygulamalarımızdan dolayı,bizim tavırlarımız hiç farklı değil ,Avrupa devriminin yapmak istediklerinden hiç farklı değil.Uygulamada size bir kaç örnek vereyim ki problemi anlayabileseniz.
Ortalama bir Müslüman ailesi , çocuğunun ne yapmasını istiyor ?
İyi bir eğitim almasını ......Neden iyi eğitim almak istiyorsun?
Çünkü size iyi hayat verecek.
Aynı çocuğun size dese ki
Tamam iyi bir eğitim alırım ama önce iyi bir İslami eğitim almak istiyorum .
Önce biraz Allah'ı (c.c ) öğreneyim .
Bu durumda İslami duyarlılığı olan Müslüman anne babalar dahi :
"Mesleğin ne olacak ?Nasıl yaşayacaksın ?Nasıl evleneceksin?Hayatını nasıl yaşayacaksın ?demez mi!
Eğer herhangi biri dine birazcık ilgi gösterse karşılaşacağı sorgulamalar bunlar değil midir?
Dünyanın her yerindeki büyük Müslüman çoğunluk,İslam'a çok zayıf bir bağla tutunuyorlar.
Belki Cumalara gidiyorlar."Belki "!! .Muhtemelen oda sona doğru yani son gelen ve ilk çıkan oluyorlar.
Onların bir çoğunu bayram namazında görürsünüz.Bu insanların hayatlarında dinin oynadığı rol açısından aslın da yalnızda değiller ,Hristiyan,Budist,Hindu,Müslüman neredeyse hepsinde dinin rölü çok düşük.
Din hayatını nasıl yaşayacağını yönlendirmiyor.Çocuğunu nasıl büyüteceğinin ilhamını vermiyor.
Bu öncekilerin hepsi seni köleleştiren milletlerin sana dikta ettikleri gibi duruyor ve bunun sende farkındasın.

Konuşmanın başında 2 farklı hareketten bahsetmiştik :Bunlar Fransız devrimi ve Protestan reformu.
Onlara ne olduğunu gerçekten anlamınızı istiyorum.Katolik gelenekler, baskın şekilde ,derki,"bu dünya aslında berbat bir yerdir .""bu dünya gerçekten lanettir" İnsanlar mutluluğu ancak Cennet'de bulacaklardır çünkü dünyaya gönderilmelerinin nedeninin Tanrının cezasından dolayı olduğunu düşünürler Protestan akımı buna tepki gösterdi ve yeni bir Hristiyanlık husule getirdi ,bu yeni Hristiyanlık'da dünyada daha fazla kazanman,daha zengin olman  ,daha iyi bir işin olması Tanrının seni sevmesinin bir işareti.Eğer durumun iyi ve zengin isen Tanrı seni sevdiğini kanıtlamış oluyor.Yani aslında Katolik geleneği ile tana tabana farklılardı.Eğer Amerikanın en güneyine giderseniz radyoların yaklaşık üçte ikisi Hristiyan ve bir Hristiyan söyleşisi veya vaizi dinlediğinizde : "O işi mutlaka almanı istiyorum " "İsa terfi etmeni istiyor " "Şu güzel arabaya bak, İsa seni seviyor " " işte bu kazandıklarım İsa sayesinde oldu" Yani dine yaklaşmadaki amaçları maddeciliğini arttırıp materyalist olmaktan ibarettir. 

Kendini tanrı yerine kainatla ilişkilendirirsen işte bunun adı materyalizmdir.Ruhu yok sayarak kendini sadece vücutdan ibaret sayıyorsan, işte bu materyalizmdir.Ahiret hayatından daha fazla bu dünya hayatına önem veriyorsan işte bu materyalizmdir.Modern Hristiyanlık materyalizmi makul göstermek için kullanılan bir yol haline geldi.Ve Müslümanlar bunun çok da gerisinde değiller. Bugün bir Müslüman namaz kılmasa da  ,cumaya gitmese de ,yeni bir ev aldığında duvarına dua asar. Öyle değil mi ?Pekiyi Neden?Çünkü bu güya Allah'ın  bizden razı olduğu anlamına gelir .Daha fazla dünyalık kazanman Allah'ın seni sevdiğinin işaretidir düşüncesi Müslümanların ekserisini de geçirmiş bu durumda ,tabi ki buna karşılık olarak da,"Bu dünya berbat"gibi ters tepkilerde var.

Modernleşmiş hitap da maneviyat,yerini psikolojiye bıraktı.Meseleyi ruhsal bir açıdan ele almak yerine, gördüklerimizle yetiniyoruz.Yani eğer sıkıntılıysanız,bunun maneviyatla alakası yoktur,vücudunda kimyasal bir dengesizlik hali vardır bir kaç hap alıp iyileşirsin.İnsanlar bu hapları alsalar da hassasiyetlerini düzeltmek için görünmeyen meselelerde olan çözümü görünürde arıyorlar ve bu insanoğlunu mahvediyor.İntihar oranları modern dünyada ve refah düzeyi en yüksek ülkelerde de her zamankinden daha fazla,insanoğlunu mahvediyoruz.İçimizde bir his taşıyoruz suçluluk denilen negatif bir his.Birisi ne zaman suçlu hisseder ?kötü bir şey yaptığında. Oysa modern psikolojide,suçluluk iyi bir şey değil.Birisi terapiste gelip;"Biraz içki içtim,sarhoş oldum, kendimi suçlu hissediyorum" derse,Terapistin cevabı şöyle oluyor :"Suçluluktan kurtulup kendini affetmeyi öğrenmen lazım","Suçluluğun öyle bir şey ki,ihtiva ettiğin insanı bir kusur ,mütemadiyen mutlu hissetmen gerekir.." İçindeki menfi hisleri uzaklaştırman lazım ,çok negatiflik var"

Bütün bunların ortasında Kur'an'ın sizin için ne yaptığını, uzun bir konu olsa da , en azından bir fikir vermek istiyorum
Kıyamet süresine, Allah;uyanacağımız ve yeniden doğacağımız güne  ve sonra kendini kınayan nefse yemin ederek süreye başlıyor.Ve defalarca tekrar tekrar suçlu hissedenlere ve yeniden doğacağımız güne yemin ediyor aslında bu ikisi birbirine bağlı.Hesap günü ile suçluluk arasındaki alaka ne ?Allah bize akıl almaz,manevi ve psikolojik gerçeği anlatıyor.Şu anda bir alarm duysanız binada yangın olduğunu ve dışarı çıkmanız gerektiğini söyleseler.Dışarı çıkardınız öyle değil mi ?Alarmın amacı sizi sizi tehlikeye karşı ikaz etmektir.Pekiyi yangını görmeseniz dahi tepki verirsiniz öyle değil mi?
Sizin için yeterli olan ne ?Bir alarmın olmasıdır.
İşte Allah insanı doğuştan iyi hislerle teçhiz etmiştir.Doğuştan doğru olanı yapmaya temayülü vardır.Buna fıtrat diyoruz.Ve içimizdeki manevi programı bozduğumuz zaman Allah bunu hissedeceğimiz bir güvenlik mekanizması olarak suçluluğu içimize kodladı.Suçluluk hissi ,Allah'ın size bahşettiği,ruhunuzu kirletmenize karşı sizi uyaran bir nimet.Ne zaman ki ruhunu kirletirsin o zaman tehlikeyi hissedemezsin.İnsanlar tehlikeyi ciddi olarak ne zaman anlayacaklar ?İnkar ettikleri günde.İçimizdeki psikolojik temennimiz olan bu suçluluk duygusu hesap gününün kesin kanıtıdır. 

Ve suçluluk duygusu sadece Müslümana ait bir his değildir.Her insan suçluluk duygusuyla teçhiz edilmiştir.Be sebeple yanlış yaptıklarını bilirler."Bu yaptığım doğru değil ,sanki bu şekilde yaptığımdan dolayı başıma bir iş gelecek"."İçimde beni rahatsız eden bir his var "Bilirsiniz ,öğretmenlerin masalarını karıştıran çocuklar,sürekli öğretmen gelip gelmediğini kontrol ederler ,içlerinde ki o "yakalanıcam yakalanıcam "hissi ve yakalandıklarında yaptıkların her şeyin yanlış olduğunu bilirler.

Modern psikoloji ruhu müsbet bir şekilde ele alamaz.Çünkü onlara göre ruh diye bir şey yok.Hiç bir terapist size kalbinizi korumanız gerektiğini söyleyemez.Sadece bu Kuranı Kerim ,görünen dünya ile görünmeye dünya arasında mutlak muvazeneyi sağlayan  ve görünenden yola çıkıp görünmeyen gerçeği sağlamlaştıran yegane modeldir.Bununla alakalı size bir örnek vereceğim.Bilirsiniz budistler dua ederken veya meditasyon yaparken gözlerini kapatırlar ve dini geleneklerim çoğunda insanların saatlerce konstantre olup meditasyon yaptığını görürsünüz.Pekiyi biz nasıl namaz kılarız ?Gözler açık olarak değil mi ?Siz söyleyin namazda gözlerimizi kapatsak konstantre olmamız daha kolay olmaz mıydı ?Olurdu tabi.Ama yapmıyoruz,gözlerimizi açık tutuyoruz.Niye böyle , hiç merak ettiniz mi ?Bu aslında dinimizin temel mahiyetindedir.Bu dünyada yaşıyor olduğunuz gerçeğini unutmadan, göremediğiniz bir Allah ile bağlantı kurmanız gerek.Namazda dahi kendimizi bu dünyadan tamamen koparamayız. Allah'ın Peygamberi ona en yakın kişi olmasına rağmen çocuk ağlaması duyduğunda neden namazını kısa tutardı Tamamıyla namaza odaklanıp , deprem dahi olsa duymaması gerekmez mi ?Bizimde bu ikisi arasında ki dengeyi sağlamamız lazım.Bu dengenin hem bizim için hem insanlık için yenilenmesi lazım.Çoğunluk,dini kulliyen reddetti ve buna ters tepki olarak bir o kadarı da dinde radikalleştiler.Bunların hepsinin sebebi ,bu kitabın esas öğretilerinden uzaklaşmamız.


Kıyamet Suresi İle Analiz - Batı [Nouman Ali Khan]
















ÖLÜMLE ARAMIZ İYİ DEĞİLSE DE KARDEŞİYLE ARAMIZ ÇOK İYİ

ÖLÜMÜN KARDEŞİ Yüce Allah mübarek kitabı Kur’an’da şöyle buyurur: “Allah, vakti gelen canları ölümleri anında alır, henüz ölüm vakti gel...