5 Nisan 2016 Salı

ALLAH GERÇEĞE GERÇEKLE HÜKEMEDER

Selam Arkadaşlar ;

Bunlar .Prof .DR .Murat Sülün'ün , Kur'an ne diyor ?biz ne anlıyoruz ?dersinden kader konulu anlatımından alıntılar içermektedir. 

Allah insanın kafir olmasına ,birine zarar vermesine razı olmaz.Ama bunlar olduğunda gelip de bunları engellemez. Allah kulunun imana gelmesini arzu eder.

Kuran'ı Kerim bir öğüttür ,dileyen öğüt alır "ama siz dilemiyorsunuz"."
Kuran'ı Kerim bir öğüttür ama siz öğüt almıyorsunuz" .
İnsan süresinin son ayetinde olduğu gibi "Allah dilemedikçe dileyemezsiniz"  ayeti yukarıdaki ayetlerle birlikte değerlendirildiğinde sanki bir çelişki varmış gibi duruyor.Çünkü dileyen öğüt alır derken benim irademe sevkederken diğer yandan ben dilemeden siz dileyemezsiniz diyor.
O zaman benim dahlim ve etkim ne oluyor?Bu ayetleri inşAllah ayeti ile birlikte değerlendirmemiz gerekiyor.Resülüm hiç bir şey için yarın ben bunu kesin yapacağım deme .Allah dilerse başka.
İnşAllah demek kesin karar verdiğin bir işte Allah faktörünü unutmamak demektir.

İslamiyeti İslamiyet yapan hicret ve Medinedir.
Medine'de Müslümanlar zenginleştikçe Mekke fakirleşti .Mekke'de ki insanlar gözlerini Medine'ye diktiler. Bu Medine ne oluyor böyle dediler.Ebu Sufyanın kendisi tek başına görmeye gitti.Bu insanlar arsızlığın ,yolsuzluğun ,hırsızlığın olmadığı bu medeniyeti nasıl oluşturdular diyerek merak ediyorlardı.
.
Sonra Müslümanların Peygambere olan bağlılıklarını ve bu yeni şartları gördükçe insanlarda Müslüman olmaya başladılar.Bunların Müslüman olmalarını sağlayan kendi dilemeleri olsa da  içlerinden dilemeyenler sağa sola kaçanlar yine oldu ama neticede  yüzde 95'i Müslüman oldu. Mekke şartları devam etse bu oranın sağlanması pek mümkün değildi.İşte bu ayetler bunu anlatıyor."Bu bir öğüttür dileyen öğüt alır denirken" realite olarak şu anda dilemiyor olabilirsiniz ama ilerde ne olacağını Allah bilir deniyor.Yani senden kendi iradeni almıyor aslında sen asla dileyemezsin demiyor.

Dileme fiilinde bir incelik var.
Ekranlarda bazı vaizler diyorlar ki Allah dileyeni imana getirir,dileyeni saptırır.Allah dileyeni zengin eder,dileyeni fakir .Bu tercümenin vermek istediği tefsir doğru olsa da bu  tefsir metodu daha çok Allah dilediğini imana getirir ,dilediğini saptırır ayetini akla uygun bulunmadığı için Arapça bilgisi zayıf bu kişiler tarafında tercih edilmektedir.

Bugün , içinde yaşadığımız dünyada inanmayanlar var birde inananlar var.öyle değil mi ?
Bunun anlamı bugün mevcut durumda Allah bu inanmayanları doğru yola getirmemiş ,inananları ise doğru yola getirmiş yani realite bu.Biz bunu şu anki realiteye göre söylüyoruz. Benzer şekilde şu anda dünyadaki var olan duruma bakıp Allah dilediğini zengin kılıyor ,dilediğini fakir kılıyor diyebiliriz.Çünkü mevcut durum bu.

Ama bunu ilke olarak söylersek Allah dilediklerini saptırır sanki hep saptıracak veya dilediklerini hep zengin edecek.Yani sen ne yaparsan yap olmaz gibi söylersen adam da diyor ki burada bir çeliş ki var bu bir cebirdir deyip Arapça bakımından yanlış bir çeviriye giriyor.Allah dileyeni imana getirir,dileyeni saptırır diye tefsir ederek .Allah dileyeni zengin eder çevirisi Arapça bakımından yüzde yüz yanıştır.

Ey bu mülklerin gerçek sahibi mülkü dilediğine veriyorsun.Ve mülkü dilediğinden çekip alıyorsun.

Bir şey gerçekleştikten sonra Allah bunu dilemiş  ki böyle olmuş dersin. Mesala bugün buraya geldiysek Allah diledi ki buraya geldik diyebiliriz.Ama bunu dünden söyleyemeyiz ,olay gerçekleştikten sonra bu kadermiş diyebiliriz.Eğer bir kişi ise zengin ise Allah onun zengin olmasını dilemiş diyebiliriz.Pekiyi Allah İsviçre'nin ve Amerikanın zengin olmasını mı dilemiş ?Adamlar çalışıyor ,gayret ediyor neticede .Ama çok çalışıp,gayret edipte zengin olamayan nice insanlar var.

Peygamber devrinde insanlar rızkı çok geniş olanlar insanlar değildi.Ama putperestler zengindi benim adıma şu yüz deveyi kesin hacılara dağıtın diyor.

Bektaşi Baba İstanbul'da gezinirken, padişahın sarayı olduğunu zannettiği görkemli bir binanın yakınından geçmekte idi. Binanın önünde şatafatlı bir fayton durmakta idi. Binadan sırmalı elbiseleri olan adam çıkınca, muhafızlar selama durdu. Adam faytona binerken, Bektaşi meraklalandı ve muhafızlardan birinin yanına sokularak sordu.

-Faytona binen padişah mıdır?

-Hayır  padişahın bir kuludur. Cevabını aldı.

Bektaşi, tepeden tırnağa önce faytondaki adama baktı. Sonrada kendi haline baktıktan sonra, ellerine açarak:

-Allah'ım, bir padişahın kuluna bak! Sonra, bir de senin kuluna bak! Diye söylendi.

Mevlana, bu Bektaşi fıkrasına, çevresindekiler padişaha ihanet edip onu satarken , her türlü işkenceye direnerek Padişaha ihanet etmeyen birini örnek verir Bektaşinin'de Allah'a olan kulluğuna ufak bir gönderme yaparak.

Bugün İslam dünyasının başına gelen belaların çoğunun sebebi ; Müslümanmış gibi yapıp,Müslüman olmamasından kaynaklanmaktadır.

Biz Allah'ın kuluyuz deriz ama onun dışında her şeye kulluk ederiz.

Dolayısı ile konumuza dönecek olursak kimse yanlış yolda olmayı ,fakir olmayı dilemez.Kim diyor ki beni tutmayın ben fakir olacağım diye.Dolayısı ile Allah dileyeni saptırır,dileyeni doğru yola iletir manası doğru değil.

Kur'an'ı Kerimde kader konusunu ele alırken sadece kader geçe kelimelerden yola çıkamayız bu konuda Kuran bütünlüğü içinde ilişkili tüm kavramları ele almamız gerekiyor.Kuranda "Amentü" geçen yerlerde kader yok ise  kader yok mu diyeceğiz.Sadece lafzen değil manaları ile birlikte bir bütün olarak düşünmemiz gerekiyor.

Allah'ın ezeli yazgısı :

Allah'ın ilmi onun sınırsız bilgisini ifade eder.Diyelim ki bu dünyada  20-30 sene ömrümüz kaldı .Allah sınırsız ,mutlak ilmi ile bizim ömrümüzün geri kalanında neler yapacağımızı biliyor.
Allah ; gerçeğe ,gerçekle hükmediyor.
Burda ki "gerçek" kelimesi çok önemlidir.Evren yaratılalı 15 milyar olduysa ,15 milyar yıl önce her şey hükme bağlandı diye biliyoruz.Oysa Allah gerçeğe hükmeder.Bir trafik kazası düşünün.
Bir takım şartların ,sebeplerin ortaya çıkması gerekiyor ki bir hükme bağlansın.Fakat trafik kazasına önceden hükmedilmiş sebepleri ondan ortaya çıkmış gibi bir algımız var.

Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.Hadid 22

Bu ayet'de geçen "Biz onu yaratmadan evvel ifadesi" bizim zihnimizde evren yaratıldığı anda diye yer ediyor.Ama bir musibet gelmeden evvel onun şartlarının tahakkuku ve bu yazgının da bütün eşyanın tabiatında ki özelliklerin bir araya gelmesi şeklinde yani hayatın içinde yazılıyor.

Boşanma hükmünün tahakkuk etmesini, yok senin ailen böyle ,yok sen böylesin diyerek ve alttan almayarak kimler yazılmasına vesile oluyor ?


Allah senin boşanmanı neden murat etsin ? Yav! sen kimsin de Allah senin boşanmanı murat etsin.Kendin boşanma şartlarını oluşturup kaderini kendin yazdırıyorsun kardeşim. Eşler arasında  problem boşanmaya doğru çevresindeki aklı selim insanların hakemliğine başvurun diyen ve pişman olduysan yuvanı yeniden kurman için sana üç şans veren Allah senin neden boşanmanı istesin ?

Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(NİSA suresi 35. ayet)

Kuranda ; Allah  , bir kavme hidayet ettikten sonra -sakınmaları gerekenleri bildirdikten sonra - onları sapkınlığa itmez diyor. Peygamberlere kendinizden önceki Peygamberleri tasdik edeceksiniz diyor. 

Allah bir topluluğa sağa sola sapmadan doğru yola gitmeleri için  işaretlerini Peygamberler ,Kitaplar göndererek belirtmiş , görmeleri için akıl vermiş .Mesala sen buradan Ankara'ya gideceksen  yolda tabelalara bakarak doğru yolunu bulabilirsin ama sen giderken tabelalara bakma veya tabelaları yanlış oku sonra Allah'a bana yolumu buldurmadı diye iftira et.
Allah sana hayatta doğru yaşaman için gerekli tabelaları -Kitapları-göndermiş ve bununla da bırakmamış senin içine -fıtratına- kodlamış tüm bunları .Şunu yapma, bunu yapma,buraya gitme,buraya yaklaşma diyerek .

Prof. Dr. MURAT SÜLÜN, KUR'AN NE DİYOR? "BİZ NE ANLIYORUZ?("KADER" KONUSUNA DEVAM EDİYORUZ.)


Teşekkürler.

BÜTÜN DÜNYAYA MÜJDE YARIŞACAKSANIZ BUNUN İÇİN YARIŞIN

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki anlatı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Maide 119 meal dersine ait kayıttadır. Cenab-ı Hakkın insa...