1 Kasım 2017 Çarşamba

KURAN HANGİ KESİMLERE YARAR?

Selam Arkadaşlar;

Bunlar, Prof. Dr.  Halis Aydemir'in Nahl süresi 95. ayet ışığında yaptığı anlatımdan aktarımlar içermektedir.

Allah’a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır. Nahl 95

Cenab-ı Allah ancak bilenlerin, Allah katında olanları daha iyi anlayabileceğini belirtiyor. Bilmek, ilim yapmak, farkında olmak bir istektir, bir girişimdir. Bilmek, bir gözlemi gerektirir, bir incelemeyi gerektirir, araştırmayı, bu konuları araştıranlarla konuşmayı, dinlemeyi gerektirir. Tüm bunların neticesinde Cenab-ı Allah insanın kalbinde bir farkındalık tecelli ettirir.

Cenab-ı Allah, Kur'an'ı bile hidayetin arayışı içerisinde olmamız kaydıyla Kur'an'ın yaradığı kesimi işaretleyerek önümüze koyuyor. Ve bu hidayetin bizim arayışımıza ve çabamıza bağlı bir şey olduğunu birilerinin peşine takılmakla, belli ortamlarda bulunmakla ilgili bir şey olmadığını belirtiyor. Hakikat arayışı bireysel bir arayıştır, bireysel bir meraktır ve Cenab-ı Allah her insanda bu potansiyeli var etmiştir. Eğer kişi bu potansiyelini kullanmak isterse, Cenab-ı Allah ona ilmini çok basit şeyler üzerinden gösterebilir bir çiçeğe bakarken, güneşe bakarken, hatta tırnağı keserken bile yaşatabilir. Bu yaşanmıştır ki Ebu Zerr (ra), Bilal-i Habeş (ra) ilmin verdiği kararlı bir tercih ile ayakta durarak Mekkenin baskıcı ortamında hakikat uğrunda ölesiye direnmiştir. Bu direnmenin ilimsiz olamayacağını Cenab-ı Allah söylüyor ve Allah'tan çekinmek mi bunu ancak ilim sahipleri gerçekleştirebilir diyor.

Görmüyor musun, Allah, göklerden su indirmekte ve onunla türlü renklere (ve tadlara) sahip meyveler yetiştirmekteyiz; nasıl ki dağlarda kırmızı ve beyaz renkte ve simsiyah çizgiler var ve (nasıl ki) insanlar, sürüngenler ve hayvanlar türlü türlü renkler taşıyor! Kulları arasından yalnız anlama ve kavrama yeteneğine sahip olanlar Allah'tan (hakkıyla) korkarlar, (çünkü yalnız onlar bilir ki) Allah kudret Sahibidir, çok bağışlayıcıdır. Fatır 27-28 

Bu noktada kilit şey, hakikatin ne olduğu noktasındaki ilgimiz, alakamız ve arayışımızdır. Bu yüzdendir ki  Cenab-ı Allah doğruları ve hakikati insanın önüne koyup eğer bilmek isterseniz diyor.
Yok ama bilmek istemeyip benim işim gücüm var dünya ile ilgili hedeflerim var ne hakikati düşünmek ne de araştırmak istiyorum o işi başkaları yapsın, Kur'an'ı başkaları araştırsın diyorsak ne
Allah katında yaşadıklarımızın bir anlamı olur ne de yaşadığımız tercihleri sürekli kılıp içini ihsanla doldurabiliriz. Kişinin bunları yaşaması bir bilgi ve bilinç ile olur.

Cenab-ı Allah gerek içimizde gereksede dışımızda yarattığı ayetleri sürekli düşünüp tefekkür eden bir hakikat arayışı içinde olan insanlar için belirgin olduğunu söylüyor. Kişi tefekkür etmeyip ilim yapmaktan uzaklaşırsa Cenab-ı Allah'ın söyledikleri, gösterdikleri bir kulağında girer bir kulağından çıkar.

https://www.youtube.com/watch?v=1cwu2ENNa2Q&feature=youtu.be&a=







ÖLÜMLE ARAMIZ İYİ DEĞİLSE DE KARDEŞİYLE ARAMIZ ÇOK İYİ

ÖLÜMÜN KARDEŞİ Yüce Allah mübarek kitabı Kur’an’da şöyle buyurur: “Allah, vakti gelen canları ölümleri anında alır, henüz ölüm vakti gel...