12 Aralık 2017 Salı

BÖYLE DİNDAR OLACAĞIMA DEİST OLAYIM DİYENLER

Selam Arkadaşlar ;
Bunlar, Prof. Dr.  Halis Aydemir'in Nahl süresi 24 ve 94. ayet ışığında yaptığı anlatımdan aktarımlar içermektedir.

Müslüman kimliği taşıyor olmamızdan ötürü dışa yansıttığımız bir algı boyutu var. Yeminlerimize sadık kalmak İslam toplumunun algısını oluşturan yönüyle çok önemlidir. Oluşturacağımız kötü algı hem insanların Allah'ın yolundan sapmasına hem kendimize azabın gelmesine sebep olur. Diğerleri; Müslamanlara bak! böyle dindar olacağıma deist olayım, dini uzaktan götüren biri olayım daha iyi derler.

Yeminlerinizi birbirinize karşı hile aracı olarak kullanmayın! Yoksa yere sağlam basan ayaklarınız kayar ve (sizin bu durumunuzdan rahatsız olan) başkalarını Allah'ın yolundan alıkoymuş olursunuz ve bundan dolayı da ıstırap çekersiniz ve ahirette de büyük bir azaba çarpılırsınız.. Nahl 94

Müslüman kimliğiyle ortada dolaşan birileri yanlış yaptığında onları izleyen gözlerin buradan kendilerince edineceği intiba ile Müslümanlar dürüst değiller, merhametli değiller dedirttikçe bizlere buradan günah gelir. Sadece kendi defterimizde sınırlı kalacağını sandığımız günahlarımızın toplumsal boyutuyla nasıl geniş bir açıda yankılanıp bize azap olarak döneceğinin bilincinde değilizdir.

Hele din adına toplum önünde olan kişilerin, iş menfaate ve para kazanmaya geldiği zaman nasıl renkten renke girdiklerinin görülmesinin neticesi daha dünyadayken onlara dönmeye başlar, eve gider evde çocuklarıyla, hanımıyla canın sıkılır, işe gider işte canı sıkılır.

Bunlar Ahireti dünya hayatına satmış kimselerdir, onun için bunlardan azab hafiflendirilmez ve kendilerine bir yardım da olunmaz Bakara 86

Şimdi soruyu genişletip, Allah'ın yolundan saptıranların oluşturudukları bu kirlilik birilerini yoldan çıkardığında onların mağduriyeti ne olacak diye soralım ?

İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!" "Ancak içlerinden ihlaslı kulların müstesnâdır." Hicr 39-40 

Hiç bir yanıltma faliyeti, gerçeğin arayışı içinde olan kimseyi saptıramaz. Pekiyi kimleri uzaklaştırır?
Bir bahane bulsamda bu yola girmesem, bak Müslümanlarda böyleymiş diyen ve en iyisi dinden uzak durayım diyen kimseleri saptırır. Çünkü onlar bu kötü örnekliklerin Müslümanların bireysel hataları olacağını akledebilecekken kolaycı bir şekilde yoldan kaçmak isterler. İşte o zaman şeytanlarında,cinlerinde, kötü insanlarında oluşturduğu tuzağa düşmeleri bahanelerine dönüşür.

Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız. Saffat 161-163

Müslümanların hepsi kötü örnek olsa hakikatin arayışı içinde olan kişiyi saptıramazlar.
Onlar ancak  İslam'a karşı hevessiz zaten namaz kılmaya dindar olmaya Allah'ın emir ve yasakları ile hayatını şekillendirmeye karşı gönülsüz olan kişileri saptırabilirler. Ama onların çoğu ben gönülsüzüm Cenab-ı Hakka karşı derinden sevgi ve saygı duymuyorum diye bunu yansıtmazlar . Onlar; bakın şu namaz kılanlara, oruç tutanlara, hacca gidenlere, ben böyle olacağıma benim kalbim temiz diyerek başkaları üzerinden yansıtma yaparlar.

Neticesinde kötü örnek olan Müslümanlar insanları yoldan çıkardıkları için hanelerine günah yazılsa da, sapanlar hakedecekleri sonucu ancak kendileri akletmek istemedikleri, heva ve hevesine uydukları için alacaklardır

Günümüzde Kur'an'ı anlamak için mesai harcamadan Kur'an'ı inkar etmeye hevesli bir çok insan vardır ki Kur'an hakkında başkalarının önyargılarını hoşnutla karşılarken kendi fikirlerini oluşturmak için hiç bir çaba sarfetmezler.  Çünkü eğer araştırırsam, incelersem ve söylendiği gibi olmadığını görürsem o zaman Allah'ın kitabına ve O'nun elçisine mecbur kalırım diyerek baştan süreci bloke etmek isterler. Kişi kendisine duyduğu saygının gereği olarak bilgilenmeyi, kendisine sunulanları değerlendirmeyi düşünmüyorsa başkalarının onlara sunacaklarını peşinen kabul edip böyle olacağıma deist olayım böyle olacağıma ateist olayım diyerek ön yargıları kendilerine kılavuz edinirler.

Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahmân'a saygı gösteren kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.  Yasin 11


Bugünde din adına ortalıkta yükselen farklı seslerde insanların akıllarının karıştırıldığını düşünenler; Cenab-ı Allah'ın her kalbe her yüreğe bizden daha yakın ve insanın içinde uçsuz bucaksız bir düşünce dünyası olduğunu bilmelidir. Bu noktada hakikatin arayışına girerek kendi dünyalarını bilgiyle donatmak isteyenler ortalıkta kafa karıştıracak ne kadar yüksek ses olursa olsun asla zayi edilmezler. Kişiye şah damarından daha yakın olan ve  sınav sürecini yöneten Cenab-ı Allah, sorumluluğuna sahip çıkan masum bireyleri ortalıkta ne kadar farklı ses olsada asla mağdur etmeyecektir. 

Dolayısı ile hiç bir bireyin falancalar benim aklımı karıştırdı filancalar bana kötü örnek oldu demeye hakkı yoktur onun hakkı “biz ona düşünen bir akıl vermedik mi? "biz ona bir basiret vermedik mi? "  ayetlerini gereği tüm potansiyelini kullanarak önce kendisine saygı gösterip hakikatin peşine düşmektir. Ama adamın hakikat ile ilgili bir derdi olmamış devamlı başkalarının ön yargılarını kabullenip araştırmaya bilgilenmeye tenezzül etmemişse onların kalabıklar içinde silik, kafası karışık ve sonunda zayi olmaları kaçınılmazdır.

Böyle kişiler hayatlarının başka sahalarında bunu yapmazken, sadece din konusunda böyle bir tutum izlerler, örneğin bir araba alacağı zaman neredeyse araba yapacak kadar bilgiye sahip olan bireyler konu din olunca kimileri arzu ve heveslerine uygun yaşamak kimileri kısa yoldan dini kazançlar elde etmek için bu yöntemi bir çıkış olarak kullanırlar.   


Cenab-ı Allah'ın ayetleri insanı kendi içinden kendi dışından her tarafından kuşatır. Dolayısı ile ben gerçeği istiyorum diyerek Yaratıcısından yardım isteyen kimseler tarihte de bugünde asli zayi edilmezler. 

Kuran Üniversitesi 
Allah ilminizi arttırsın.





HAK VE SAHTE DİN FORMLARI ARASINDA FARKLAR?

Selam Arkadaşlar; Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil'i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dedil...