20 Şubat 2018 Salı

MÜŞRİKLER PUTDAN TANRILARI NİYE ÇOK SEVİYORLARDI?

Selam Arkadaşlar;

Birileri diyor ki ben çok iyi birisiyim. Kalbim çok temiz. Çok da hayır işi yapıyorum
Allah bu yüzden beni çok seviyordur. 
Pekiyi! sen Allah'ı sevip ciddiye alıyor musun?
Sonuçta hayatın sahibi O olduğuna göre, O'nun mesajına değer verip inceliyor musun? 
Onun emirlerini hayatında uyguluyor musun? denildiği zaman;  
Ne mesaj mı? Ne emir mi? 
Benim kalbim temiz diyor.
O zaman anlıyorsun ki adam kendi Tanrısını kendi yaratıp onu kendine memur kılmış ve her ihtiyacını ona karşılatıp kafasına göre takılmanın yolunu bulmuş.
Tanrısından ona dönen bir buyruk yok, bütün buyruklar ondan Tanrısına doğru akıyor.

Bir insan vahiy ile tüm yolları kapayıp da bir tanrısı olduğunu söylüyorsa o söylediği tanrı onun memurudur. Çünkü vahiy üzerinden Allah’ın buyruklarını alabileceği tüm kanalları kapatmış ise onun Tanrısı ağzı var dili yok bir tanrıdır. Çünkü iletişimleri sıfır olduğu için ona bir rekat namaz kıldıracak gücü bile yoktur.

Müşrikler putdan tanrıları niye çok seviyorlardı? 
Tamda bu sebeple işte. Ağzı var dili olmayan, onlardan bir şey istemeyen hazır kıta asker gibi sadece onların taleplerini yerine getiren bir tanrı Sorsan Allah onları da çok seviyordu.

Böyle düşünenler ister kendilerine deist ister duist isterse de  Müslüman desinler vahiy ile iletişimi kopardılırsa onlar kendine yeni bir Tanrı icat etmişler demektir. Halbuki kulluk dediğimiz şeyde hayatın anlamı; Yüce Yaradanın ayetlerini inceleyip O'na sevgi ve saygıyla bağlanacak süreçleri yaşayarak neticesinde ona bağlanmaktr.

Böyle bir ilah mı kulluğa layıktır yoksa onun kafasında yarattığı konuşmayan kendi tanrısı mı? Adam bütün yaşamını nimet bilip hayatını ona adayacağı bir varlık olarak Ceneb-ı Allah’ı görmek istemiyor.

Cenab-ı Allah onu  hizmetkarı gibi düşünüp sadece mal ve evlat vermekle yükümlü görenlere yönelik diyor ki; 

Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır onlar farkına varmıyorlar!
Rablerinin azametinden korkup titreyenler,
Rablerinin âyetlerine inananlar,
Rablerine ortak koşmayanlar,
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar
Ancak kafirlerin kalbleri bu Kur'an'a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır. Müminun 55-63

Dünyadaki popüler din anlayışıda bunun reklamını yapıyor yani yönlendirmesi olmayan, konuşmayan, bir buyruğu olmayan bir Tanrıya biz fitiz diyorlar. Tamam onu inkar edemedik ama yeterki bizim hayatımıza karışmasın. Global manada böyle hayata tesiri olmayan müşterek bir Tanrı yaratmak istiyorlar. Neticede Allah’ın buyruklarına adam kendini zaten kapattığından bu reklamlarada balıklama atlıyor.

Sonuç olarak Allah beni çok seviyor her türlü rahmetini bana veriyor demenin altında O'nun emirlerine karşı bir saygın yoksa bu ancak senin halüsinasyonlarından ibaret olur.

Prof. Halis Aydemir. Tefsir dersinden alıntıdır.




ÖLÜMLE ARAMIZ İYİ DEĞİLSE DE KARDEŞİYLE ARAMIZ ÇOK İYİ

ÖLÜMÜN KARDEŞİ Yüce Allah mübarek kitabı Kur’an’da şöyle buyurur: “Allah, vakti gelen canları ölümleri anında alır, henüz ölüm vakti gel...