5 Mart 2018 Pazartesi

DİNİ KONULARDA KAFAM KARIŞIYOR HERKES FARKLI BİR ŞEY SÖYLÜYOR

Selam Arkadaşlar;

Onlara, "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulduğunda "eskilerin masallarını!" diye cevap verirler. Sonuç olarak, kıyamet gününde kendi günahlarını eksiksiz yüklendikleri gibi bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarından da yüklenmiş oldular. İşte görün, yüklendikleri şey ne kadar kötü! Nahl 24-25


Cenab-ı Allah ortak verilen bu tepkiyi onların benzeşen kalplerinin tercihlerine bağlamaktadır. Yaklaşım aynı olunca Peygamberimizin dibinde bile olsalar vahyi bizzat onun ağzından da duysalar neticenin değişmemektedir. Yüce Allah tüm insanlar hakkı gösterip gerçeği anlamalarını sağlamakta ancak kendisine sunuluna tüm imkanları reddedenlerin belirli bir zaman sonra anlayışlarının ayarları bozulacağı ve bu imkan kendilerinden geri alınacağı süreci yaşamaktadırlar.

Onların arasında, seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara «Az önce ne demişti?» diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın kalplerini mühürlediği, hevâ ve heveslerine uyan kimselerdir. Muhammed 16

Adam bir konu hakkında kararını verip daha baştan tepkisini belirlediyse artık bundan sonra ona hiç bir şey yapmak mümkün değildir. Dolayısı ile bunlar gerçeği anlayamadığından konuya böyle yaklaşıyor sanmayınız bunlar gerçeği anlayıp gerçeğe boyun eğmek istemediklerinden onu yaftalayıp kendilerine ayrı bir yol tuttular. Ve "öncekilerin masalları"dır diyerek yaftaladılar. Bu yaftalama başkalarının ön yargısına mahkum olarak kendi yargısını oluşturmak istemeyen herkesin akibetidir.

Kendi hevalarına uyduğu için başkalarının sözlerini kendilerine kılavuz edinenler meseleyi ayrıca tahlil etmeye dolayısı ile bilgilenmeye tenezzül etmeyenler kalabıklar içerisinde kendi iradelerini teslim etmiş silik kimselere dönüşürler. Bunların sayısı o günde bugünde çoğunluktadır. Cenab-ı Allah kendi sorumluluğuna sahip çıkıp varlığını anlamlandıran hakikatin peşini kovalayan kimselerin nasıl selamete çıkaracağını vaat ettiyse hakikatin peşine düşmeyen kendi gözlemini esas almayan öylece hevasının ardına düşen kişilerinde ziyan olacağını belirtir. 

Günümüzde de Kur'an'ı anlamak için mesai harcamadan Kur'an'ı inkar etmeye hevesli bir çok insan vardır ki Kur'an hakkında başkalarının önyargılarını hoşnutla karşılarken kendileri yargılarını oluşturmak için hiç bir çaba sarfetmezler.  Çünkü eğer araştırırsam, incelersem ve söylendiği gibi olmadığını görürsem o zaman Allah'ın kitabına ve O'nun elçisine mecbur kalırım diyerek baştan süreci bloke etmek isterler. Kişi kendisine duyduğu saygının gereği olarak bilgilenmeyi, kendisine sıunulanları değerlendirmeyi düşünmüyorsa başkalarının ona sunacağı peşin ön yargıları kendine kılavuz edinecektir..

Mekkelileri Peygamberimiz ile temas kurulmasını engellemek için biz onu dinledik “anlattıkları eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diyerek toplum mühendisliği ile ortamı karartmaya çokları katılırken kendisine saygı duyan çok azı biz kendimiz dinleyerek karar vermek istiyoruz hak ise doğru deriz değil ise reddederiz dedikleri an itibariyle hidayet yolu kendilerine açılmıştı. Cenab-ı Allah akletme sorumluluğuna sahip çıkan kimselere kesinlikle hidayetini vaat edip böyle kimselerin kalabıklar içerisinde kaybolup zayi olmayacaklarını belirtir. Dolayısı ile birileri Mekkeyi başından sonuna kadar bunlar eskilerin masallardır, bunları Muhammed kendi eliyle yazıyor diyerek ortamı boğsalarda Cenab-ı Allah'ın mesajı kendisine içten içe saygı duyan kalplerde karşılığını bulmuştu.

Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahmân'a saygı gösteren kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.  Yasin 11

Bugünde din adına ortalıkta yükselen farklı seslerde insanların akıllarının karıştırıldığını düşünenler; Cenab-ı Allah'ın her kalbe her yüreğe bizden daha yakın ve insanın içinde uçsuz bucaksız bir düşünce dünyası olduğunu bilmelidir. Bu noktada hakikatin arayışına girerek kendi dünyalarını bilgiyle donatmak isteyenler ortalıkta kafa karıştıracak ne kadar yüksek ses olursa olsun asla zayi edilmezler. Kişiye şah damarından daha yakın olan ve  sınav sürecini yöneten Cenab-ı Allah, sorumluluğuna sahip çıkan masum bireyleri ortalıkta ne kadar farklı ses olsada asla mağdur etmeyecektir. 

Dolayısı ile hiç bir bireyin falancalar benim aklımı karıştırdı filancalar bana kötü örnek oldu demeye hakkı yoktur onun hakkı “biz ona düşünen bir akıl vermedik mi? "biz ona bir basiret vermedik mi? "  ayetlerini gereği tüm potansiyelini kullanarak önce kendisine saygı gösterip hakikatin peşine düşmektir. Ama adamın hakikat ile ilgili bir derdi olmamış devamlı başkalarının ön yargılarını kabullenip araştırmaya bilgilenmeye tenezzül etmemişse onların kalabıklar içinde silik, kafası karışık ve sonunda zayi olmaları kaçınılmazdır.

Cenab-ı Allah'ın ayetleri insanı kendi içinden kendi dışından her tarafından kuşatır. Dolayısı ile ben gerçeği istiyorum diyerek Yaratıcısından yardım isteyen kimseler tarihte de bugünde asli zayi edilmezler. 

Bugün internet üzerinden spot cümlelerle insanların bilmedikleri alanlarda yönlendirildikleri bir gerçektir. Fakat bu yönlendirmeye maruz kalan kimseler bu konuyu bir de kendim ele alsam bu konuyu bir de ben incelesem demedikleri sürece içine düştükleri durumu hak etmektedirler. Çünkü Cenab-ı Allah, bireyi neden falancanın dediğiyle hareket ettin sen niye bilgilenmedin diyerek sorguya çekecektir.

isra 36 ile ilgili görsel sonucu

Biz daha ilkokul çağındaki evladımız kendi aklıyla haret etmediğinde niye arkadaşının sözüyle hareket ettin sorgularken çocuğumuz makul bir çıkışta bulunduğumuzu anlarken bugün birilerinin aklımız karışıyor demesi beyhudedir. Dolayısı ile yönlendirmelerle oluşmuş kapakları kendi yaşantına bir temel kabul etmiş kişiler belli ki hakikatin kendisinden korktuğundan hazır oluşturulmuş ön yargıları sahiplenip onlarla yola devam etmek isterler.
Kimileri bu ön yargılarla din algısını oluştururken kimileri de bu ön yargılar ile dinden uzak bir yaşam seçerler.  Böyle kişiler hayatlarının başka sahalarında bunu yapmazken, din konusunda böyle bir tutum izlerler, örneğin bir araba alacağı zaman neredeyse araba yapacak kadar bilgiye sahip olan bireyler konu din olunca kimileri arzu ve heveslerine uygun yaşamak kimileri kısa yoldan dini kazançlar elde etmek için bu yöntemi bir çıkış olarak kullanırlar.   


Bunlar Prof. Halis Aydemir hoca'nın Nahl 24 tefsir dersinden alıntıdır.






İNSAN DEVASA BOYUTTAKİ KALBİNİ NASIL BOŞA ÇIKARABİLİR?

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki soruların cevabı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Nahl 108-109 tefsir dersine ait kayıttadır. Akl...