5 Ocak 2019 Cumartesi

KUR'AN-I KERİM NEDEN ALFABE KOLAYLIĞINDA İNDİRİLMEDİ?

Selam Arkadaşlar;

Kur'an'a göre insan şuuru, insan zihni her an uyanık ve hareket halinde olmalıdır. 

İnsan henüz kendini keşfedebilmiş değildir. Bu keşfi yapmadan da nihai çözüme, yani kendisiyle kendini yaradan varlık arasındaki sağlıklı inanç probleminin çözümüne ulaşması mümkün değildir.
Öyle ise insan için çözülmesi gereken ilk problem insan problemidir. 
Nedir o?
Nereden gelmiş, neden yaratılmıştır?
Kendi kendini mi yaratmış yoksa başka biri tarafından mı yaratılmıştır?
Ne olacak , hayatının sonunda nereye gidecektir?
Onun ölümü bir bitiş, bir yok oluş mudur, yoksa yeni ve devamlı bir hayata yöneliş midir?
Kur'an, insanlardan bunların çözümünü istemektedir. Kur'an'a göre kendi hakikatinin sırrını çözen insan bu dünyada da, öbür dünya da mutlu olacaktır.
Diyoruz ki insan, önce kendini keşfetmelidir. Kur'an, buna şöyle işaret etmektedir. "Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın."
"İnsan yiyeceğine bir baksın." Allah elçisine sorduruyor: Ey Muhammed, de ki:' Gökten ve yerden rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden, ölüyü diriden çıkaran kimdir? "Ey Muhammed, de ki: 'Söyler misiniz? Eğer Allah, geceyi üzerinize kıyamate kadar uzatsa Allah'tan başka hangi Tanrı size ışık getirebilir.'
Bu soruların hepsi de çözümü istenen problem sorularıdır.
Kur'an'ın insandan çözmesini istediği her konu, onun için bir problem teşkil ettiği gibi onun üslup ve ifade biçimi de zihni egzersiz gerektiren bir problem niteliğindedir. Biz biliyor ve inanıyoruz ki Allah, Kur'an-ı Kerim'i bir alfabe kolaylığında indirebilirdi. O zaman herkes onu çok daha kolay bir şekilde, hiçbir zihni mümareseye (meharet kazanmaya) gerek kalmadan okur ve anlayabilirdi. 
Allah böyle yapmadı.
Kur'an'ı kolaydan zora belli kategorilerde indirdi.
Şayet böyle yapmasa da Kur'an'ı bir alfabe kolaylığında indirseydi o zaman insan zihni, semizleyen bir tavuk gibi yerinde oturacaktı. 
Bu, insan zihninin gelişmemesi, dolayısıyla hayatın durması demekti. Bir günü diğer gününe eşit olan bir kimseyi zararda kabul eden bir dinin böyle bir çıkmaza mahkum olması düşünülemezdi. 
Zihni atalete sürüklenmiş hangi insan kendisine teklif edilen devasa problemleri çözebilirdi? 
Kur'an'ın böyle bir ifade özelliğine sahip olması ona inanan, onu inceleyenler için bir zorluk değil, bir şanstır. Çünkü insan zihni ancak bu şartlarda irtifa kazanabilir.

Eğitimde insan fıtratını esas olan Kur'an'-ı Kerim, insanı çözmesi istediği problemlerle başbaşa bırakarak çaresizliğe mahkum etmez. Problem çözerken bir öğretmen gibi ona bizzat kendisi yardım ettiği gibi bazı hallerde, önlerine çıkan problemi ortaklaşa çözmelerini de emreder.
Prof. Dr. Yaşar Fersahoğlu. Kur'an'da Zihin Eğitimi

VARLIĞI TANIRKEN VAR EDİCİSİNİ TANIMA SÜREÇLERİ

Selam Arkadaşlar; Aşağıdaki anlatı ve daha fazlası Prof. Halis Aydemir'in Nahl süresi 124-125 tefsir dersine ait kayıttadır. İnsanın...